Backsight türkçesi Backsight nedir

  • Geri gözlem.
  • Gez (tüfek).
  • Gez (askeri terim).

Backsight ingilizcede ne demek, Backsight nerede nasıl kullanılır?

Backside : Kıç (argo terim). Kıç. Taraf. Arka taraf. Popo. Arka.

Backsides : Kıç (argo terim). Arka taraf. Kıç. Taraf. Popo. Arka.

Beast with two backs : (argo terim) seks yapan iki insan (shakespeare'in othellosundan). İki sırtlı hayvan.

Half backs : Defans oyuncusu (futbol). Hafbek.

Make the beast with two backs : Sevişmek (ingiliz argosu).

Backs : Park. Çimenlik.

Backseat : Önemsiz konum. Arka plan. Arka koltuk.

Backscroll buffer lines : Geri sarma tampon bellek satırları.

Backscratcher : Ortak çıkarlar için ticari kıyaklara hazır olan kimse. (kayak) kayak yapan kişinin kayak için kullanılan uzun çubuklarla kendi sırtına dokunması. Sırt kaşıma aracı. Kendi sırtını kaşımak için kullanılan ve uzun bir kolu olan kaşıma aracı. Sırt kaşıyıcısı. Kaşağı.

Backsaws : Sırtlı testere. Sırtı metal destekli küçük ve sert testere. Sırtı destekli kısa testere. Tırtıl testere. Sıçankuyruğu testere.

İngilizce Backsight Türkçe anlamı, Backsight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backsight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jack : Kriko ile kaldırmak. Jak. İskambilde oğlan. Para. Kaldırmak. Yükseğe kaldırmak. Köylü. Bacak. Bilgisayar, gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Kaldıraç.

 

Hunt down : Yakalayıncaya kadar peşini bırakmamak. Peşine düşmek. Ele geçirmek.

Hunt : Avda kullanmak. Avlanmak. Avlamak. Aramak. Araştırmak. Av. Avlanma. Avlak. Kovalamak.

Track down : İz sürerek bulmak. Avlamak. İzleyerek bulmak. İzini aramak. -in izlerini takip edip yakalamak.

Light : 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Yanmak. Işık tutmak. Nur. Işık. Konmak. Aydınlanmak. Eşik. Aydınlık. Açık (renk).

Light source : Işık salan cisim ya da yer (güneş, yıldızlar, bulutsular vb.). Işık kaynağı. Işık salan cisim. aydınlatmada kullanılan araç, aydınlatma aracı. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Run : Kaçakçılığını yapmak. Geçerli olmak. Adaylığını koymak. Götürmek. Çarpmak. Taşımak. Erimek. Kullanmak. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Geçmek.

Backsight ingilizce tanımı, definition of Backsight

Backsight kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sight directed backwards to a station previously occupied. Cf. Foresight. The reading of the leveling staff in its unchanged position when the leveling instrument has been taken to a new position.