Backseat türkçesi Backseat nedir
- Arka plan.
- Önemsiz konum.
- Arka koltuk.
Backseat ile ilgili cümleler
English: Don't be a backseat driver.
Turkish: Sürücüye müdahele etme.
English: Ali hates backseat drivers.
Turkish: Ali sürücüye müdahele edenlerden nefret eder.
Backseat ingilizcede ne demek, Backseat nerede nasıl kullanılır?
Backseat driver : Gereksiz tavsiyelerde bulunan kimse. Aracın arkasında oturan ve sürücüye sürekli müdahale eden yolcu. Tereciye tere satan kimse.
Backseats : Önemsiz konum. Arka koltuk. Arka plan.
Beast with two backs : İki sırtlı hayvan. (argo terim) seks yapan iki insan (shakespeare'in othellosundan).
Half backs : Defans oyuncusu (futbol). Hafbek.
Make the beast with two backs : Sevişmek (ingiliz argosu).
Backscatter : Geri gönderilen enerji. Dalga yansısı. Enerjiyi geri gönderme. Maddenin, geliş doğrultusuna oranla 90° daha büyük bir açı oluşturarak saçılması. Dağılmış radyasyon. Geri yansıma. Gerisaçılım. Geri saçma. İçinden geçtiği maddenin atomlarıyla radyasyon saçma.
Backsaw : Sırtı destekli kısa testere. Sırtlı testere. Sırtı metal destekli küçük ve sert testere. Tırtıl testere. Sıçankuyruğu testere.
Backscattering : Geri sapılım. Aksi intişar. Atmosferdeki molekül saçılımından dolayı uzaya geri yansıtılan güneş radyasyonu parçası. Geri saçılım.
Backscratcher : Kaşağı. Kendi sırtını kaşımak için kullanılan ve uzun bir kolu olan kaşıma aracı. Sırt kaşıma aracı. (kayak) kayak yapan kişinin kayak için kullanılan uzun çubuklarla kendi sırtına dokunması. Sırt kaşıyıcısı. Ortak çıkarlar için ticari kıyaklara hazır olan kimse.
Backsaws : Tırtıl testere. Sırtlı testere. Sırtı metal destekli küçük ve sert testere. Sırtı destekli kısa testere. Sıçankuyruğu testere.
İngilizce Backseat Türkçe anlamı, Backseat eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Backseat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Back story : Geri plan. Film ya da bir kitapta karakterin başına evvelce gelmiş bir olayın hikayesi. Geçmiş hikaye. Arka plan (mecazi olarak kullanılır). Kurgusal bir hikayenin başlangıcından önce bir karakterin hayatında gerçekleşmiş olaylar. Art öykü.
Seat : Oturtmak. Oturacak yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koltuk. İskemle. Yuvasına oturtmak. Yer. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Yerleştirmek. Yerine oturtmak.
Backplane : Arkaplan. Anakart. (bilgisayar) arka plan. Bir bilgisayarda ana devre kartı (işlemci, bellek ve genişletme kartlarını içerir). Sırt.
Dicky : Önlük. Kötü. Çürük. Minik kuş. Sarsak. Şoför mahalli. Hastalıklı. Zayıf. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Papyon.
Inferiority : Adilik. Aşağılık. Bayağılık.
Tonneau : Arka koltuklar. Bir arabanın arka koltuk bölümü. Otomobil tentesi.
Background : Arkabakım. Işınım, ses, toz vb. niceliklerini ölçerek yapılan deneylerde, yayıldığı kaynaklar kapalı olduğu ya da çalışmadığı durumlarda da bunların ortamda her zaman bulunan nicelikleri. Geçmiş. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ardyöre. Artalan. Özgeçmiş. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Dip.
Tonneaus : Bir arabanın arka koltuk bölümü. Arka koltuklar. Otomobil tentesi.
Backgrounds : Fon. Zemin. Sosyal çevre. Geçmiş deneyimler. Geçmiş. Geri plan. Özgeçmiş.
Distances : Geri plan.
Backseat synonyms : dickie seat, dicky seat, lower status, lower rank, dickey seat, dickey, dickie, rear seat, backseats, back seat.

Bu kısımda Backseat kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Backseat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Backseat anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Backseat ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.