Bailsmen türkçesi Bailsmen nedir
Bailsmen ingilizcede ne demek, Bailsmen nerede nasıl kullanılır?
Bailsman : Garantör. Kefil.
Bails : Emanet etmek. Çember. Kefalet ücreti. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kefalet. Suyunu boşaltmak (kayık). Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Halka. Kurtarmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova.
Bail bond : Tahliye ve serbest kalmak için verilen senet. Teminat olarak verilen para. Kefalet bedeli. Kefalet senedi. Bir kimseyi duruşma zamanı gelene kadar tutukevinden çıkarmak için yapılan teminat ödemesi. Serbest bırakılma senedi. Teminat olarak verilen tahvil. Tahliye senedi. Kefaletname.
Bail fee : Kefalet parası.
Bail head : Hayvanların boyunlarını kilitlemek amacıyla yapılan, kilitlendiğinde hayvanların hareketlerini sınırlandırarak gözlem veya veteriner hekim müdahalesine imkan tanıyan, metalden veya ağaçtan yapı. Muayene durağı. Hayvanların boyunlarını kilitlemede kullanılabilen, kilitlendiğinde gözlem veya veteriner hekimin muayenesi için hayvanı sabitleyen, ayarlanabilir tahta veya metal yapı. Bağlama düzeni.
Admit to bail : Kefaletle serbest bırakmak.
Allow bail : Kefaletle serbest bırakmak. Kefalete izin vermek.
Go bail for : Sanığın kefaletini yatırmak. Kefil olmak. Kefaletini yatırmak.
Bail out water : Kayığın suyunu boşaltmak.
Bail out a company : Sermayeyi artırarak iflastan kurtarmak.
İngilizce Bailsmen Türkçe anlamı, Bailsmen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bailsmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Guarantying : Emniyet. Kefalet. Teminat. Rehin. Güvence. Tekeffül etmek. Garanti altına alma. Garanti.
Sureties : Engellemek. Teminatlar. Teminat. Kesinlik. Güvence. Garanti.
Guaranty : Güvence. Emniyet. Garanti. Rehin. Teminat. Kefalet. Tekeffül etmek. Garanti altına alma.
Guarantors : Garantörler.
Bondslave : Köle. Esir.
Guarantor : Yüklenci. Kefalet veren kişi. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Borçlu adına borcun ödenmesi yükümlülüğü altına giren kimse. Teminatçı. Tekeffül. Güvence veren kimse. Güvence veren.
Delivery : Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci. Doğum. Dağıtma. Duruşmadan bağışık tutulma. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teslimat. Servis. Gönderme. Doğurma.
Warranter : Ayıba karşı yükümlenme. Ayıba karşı tekeffül. Garanti eden. Teminat. Garanti veren.
Cosigner : Bir belgeyi imzalayan başka kişiler ile birlikte imzalayan kimse. Müşterek imzalayan. Birlikte imzalayan. Ortaklaşa imzalayan kişi. Birlikte imzalayan kişi.
Warrantors : Yetki veren. Garanti veren. Garanti eden kimse. Yetkilendiren. Garantileyen. Garanti eden. Kefil olan. Teminat veren.
Bailsmen synonyms : legal transfer, warrantor, bondsmen, indemnificator, bondman, aval, bailsman, cautioner, bondmen, guaranties, surety, livery, bondsman, cosigners.

Bu kısımda Bailsmen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bailsmen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bailsmen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bailsmen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.