Balance out türkçesi Balance out nedir

Balance out ingilizcede ne demek, Balance out nerede nasıl kullanılır?

Balance : Dengelemek. Dengeyi sağlamak. Denge. Kalıntı. Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Dengede durmak. Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu. Uyum. Balans. Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek.

Out : Yanmak. Nakavt etmek. Dışarı. Ortaya çıkmak. Çıkış. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Bayılmak. Dışarıda. Dışarı atmak.

Balance a tire : Lastiğin balans ayarını yapmak.

Balance an account : Hesabı kesmek. Hesabı kapatmak. Bir hesabı kapatmak.

Balance arm : Denge kolu. Kaldırma kolu. Terazi kolu. Balans kolu.

Balance at the bank : Hesap bakiyesi. Banka hesap bakiyesi.

İngilizce Balance out Türkçe anlamı, Balance out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Balance out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equalise : Eşit kılmak. Beraberliği sağlamak. Eşit yapmak. Eşit olmak. Eşitlemek. Balans ayarını yapmak. Egale etmek. Özdeş yapmak. Standartlaştırmak. Eşit duruma gelmek (ayrıca equalize).

 

Balance : Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Düşünmek. Denge. Balans. Tartmak. Kıyaslamak. Dengeli olmak. Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. fiziksel denge : bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. güzelduyusal denge : sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir. En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç.

Counterpoising : Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşılamak.

Compensate : Denklemek. Tazmin etmek. Ödünlemek. Karşılamak. Yerini tutmak. Bedelini vermek. Acısını telafi etmek. Gidermek. Eşitlemek. Denkleşmek.

Compensates : Telafi etmek. Denklemek. Denkleşmek. Bedelini vermek. Yerini tutmak. Karşılamak. Tazmin etmek. Ödünlemek. Eşitlemek.

Equalizes : Eşit kılmak. Beraberliği sağlamak. Egale etmek. Balans ayarını yapmak. Eşitlemek. Eşitlik sağlamak. Beraberlik golü atmak. Denkleştirmek. Tesviye etmek.

 

Balance the budget : Bütçeyi ayarlamak.

Counterpoise : Denk. Karşı etki yapmak. Karşı ağırlık. Denge. Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşılamak. Denkleştirmek. Eş ağırlık. Tay.

Cancel out : İptal etmek. Etkisini yok etmek. Sıfırlamak. Sıfıra indirmek. Dengeyi sağlamak.

Cancel : Üstünü çizmek. Silme. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Feshetmek. Üstüne çizgi çekmek. Nötrleştirmek. Bulgu ya da markanın, yasalarda gösterilen koşullara uygun olarak kaydını silmek. Hükümsüz kılmak. Geçersiz kılmak.

Balance out synonyms : equalized, counterpoised, equalises, counterpoises, equalize.