Bands türkçesi Bands nedir

  • Belirli din adamları alimler ve avukatların resmi giyeceklerinin yakalarının ön kısmından sarkan iki kuşak.
  • Kuşaklar.

Bands ile ilgili cümleler

English: He only listens to rock bands from the fifties.
Turkish: O sadece ellili yılların rock gruplarını dinler.

English: What bands do you like?
Turkish: Hangi grupları seversin?

English: What bands were popular when you were young?
Turkish: Sen gençken hangi gruplar popülerdi?

English: There were a lot of great bands at the festival.
Turkish: Festivalde bir sürü büyük gruplar vardı.

English: Both are great bands.
Turkish: İkisi de harika gruplar.

Bands ingilizcede ne demek, Bands nerede nasıl kullanılır?

Broadcast bands : Yayın bantları.

C bands : Kromozomların önce alkali daha sonra tamponlanmış tuz çözeltisi ile muamelesiyle üzerlerinde elde edilen bantlar. C bantları. C bandı.

Exchange rate bands : Döviz kuru dalgalanma aralığı. Döviz kurunun değişmesine izin verilen alt ve üst sınır.

Frequency bands : Sıklık bantları.

G bands : Tripsin muamelesi ve giemsa boyamasıyla elde edilen kromozom bantları. G bantları.

O bands : Q bantları. Kuinakrin ile boyanan mitoz kromozomları üzerinde ortaya çıkan ve kromozomların birbirinden ayrılmasında kullanılan karakteristik flüoresan bantlar.

 

Interference guard bands : Karışımönler bantlar.

Vhf bands : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok yüksek yinelenim kuşakları. Çok yüksek yinelenimlerin, televizyon yayını için bölündüğü kümeler. (birinci ve üçüncü kuşaklar çyy'de yer alır).

Uhf bands : Pek yüksek yinelenimlerin, televizyon yayını için bölündüğü kümeler. Pek yüksek yinelenim kuşakları. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bandstand : Bando için yapılmış yer. Sahne. Orkestranın yeri. Bando yeri. Açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform. Müzik topluluğu için yapılmış yüksek yer.

İngilizce Bands Türkçe anlamı, Bands eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Safekeeping : Koruma. Korunma. Himaye. Emniyet. Güvenlikte olma. Saklama. Yediemine tevdii. Yediemin tevdii. Saklanma.

Banding : Bant lekesi. Kuşaklanma (çelik). Kuşaklama (cam). Süslü kenar şeridi. Sarma. (dişçilik) dişlere diş köprüsü uygulama işlemi. Bant geçirme. Diş köprüsü uygulama. Köprüleme.

Bar : Çıta. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Bar. Savunmanlar kurumu. Hapsetmek. Parça. Çubuk. Engellemek. Bariyer. Kapatmak.

Striation : Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yivli oluş. Televizyon izi. Çizik çizik oluş. İnce çizgi. Çizgi çizgi olma. Boşalım borularında üst-üşek bölgesinin, uygun uçun basınçlarında değişken, aydınlık ve karanlık enine kuşaklardan oluşan görünümü. Şeritli oluş. Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plağında televizyon iminin oluşturduğu iz. Katmanlaşım.

 

Stripe : Darbe. Çeşit. Çubuk. Çavuş ve onbaşının kol işareti. Cins. Çizgili kumaş. Kamçı darbesi. Çizgili. Akıtma. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kıllar.

Streak : Damar. Düzensiz çizgi. Kısa süre. Hızlı gitmek. Renkli çizgiler yapmak (bir yüzeyde). Yol. Hızla gitmek. Bir öz etrafına bir veya birkaç kat halinde heliksel sarılmış, kesiti yuvarlak,üçgen, oval biçiminde olan çelik teller demeti. Yıldırım gibi koşmak. Belirti.

Stretch mark : Deride çatlak. (özellikle hamilelikte) çatlak.

Keeping : Tutma. Saklama. Geçimini sağlama. (evrak vb) muhafaza etme. İşletme. (defter) tutma. Gelecekte kullanmak için ayırma. Uyum. Geçindirme. Nezaret.

Custody : Velayet. Koruma. Gözetim. Tutukluluk. Bakım. Sorumluluk. Gözetim bakım. Vesayet. Hapsetmek. Gözaltı.

Collar : Tasma. Sıkma bileziği. Yaka. Araklamak. Durdurmak. Tasma takmak. Yaka takmak. Yaka şekline benzer yapılar. yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi. Yürütmek.

Bands synonyms : descendants, stria, guardianship.

Bands zıt anlamlı kelimeler, Bands kelime anlamı

Untie : Halletmek. Çözmek. Çözülmek. Açmak.