Custody türkçesi Custody nedir

Custody ile ilgili cümleler

English: Ali is trying to get custody of his sister's children.
Turkish: Ali kız kardeşinin çocuklarının velayetini almaya çalışıyor.

English: Ali got custody of his son.
Turkish: Ali oğlunun velayetini aldı.

English: Ali wants full custody of the kids.
Turkish: Ali çocukların tam velayetini istiyor.

English: Ali is in police custody now.
Turkish: Ali şimdi polis gözaltında.

English: Ali lost custody of his children.
Turkish: Ali çocuklarının velayetini kaybetti.

Custody ingilizcede ne demek, Custody nerede nasıl kullanılır?

Safe custody charge : Saklama ücreti. Depo vergini. Saklama vergini. Depo ücreti.

Be in custody : Nezaret altında bulunmak. Gözaltında bulunmak. Gözaltına alınmak.

Be under custody : Tutuklu olmak.

In custody : İçeride. Tutuklu olma. Yasal memurlar tarafından tutulma. Gözaltında. Hapiste.

Lawful custody : Kanunun izin verdiği şekilde gözaltına alma. Kanuni tutukluluk. Yasal olarak hapsedilme.

Taking into custody : Gözaltına almak. Tevkif etme. Tutuklamak. Tutuklama.

Safekeeping and custody : Aracı kurumların takasbank nezdindeki saklama hesapları içinde alt hesaplar açarak, müşterileri ile kendi portföylerine ait olan taşınır değerleri birbirinden ayrı olarak saklanması. Müşteri adına saklama.

 

Custodianship : Muhafıza ilişkin ifade. Gözetim altında bulundurma durumu. Gözetim altında olma. Muhafız konumu ve sorumlulukları. Vasilik. Muhafaza hizmeti sağlama.

Was taken into custody : Nezarethaneye alındı. Göz altında alındı. Geçici olarak tutukevine konuldu. Tutuklandı.

Protective custody : İhtiyati tutuklama. Koruyucu gözaltı.

İngilizce Custody Türkçe anlamı, Custody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Custody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Care : İstemek. Hevesli olmak. İlgi duymak. Üzüntü. Umurumda olmak. Aldırmak. İlgili olmak. İlgi. Önem vermek.

Auspices : Üstlenici. Bir araştırmanın gerçekleşmesine ön ayak olan ve sorumluluğunu üstlenen kişi ya da kurum. Himaye. İyilik. Destek. Yardım.

Durance : Mahpusluk.

Bridewell : Islahhane. Islahevi. Hapishane.

Encumbrances : Yük. Engeller. Borç. Engel. Sorumlu olunan kişi. İpotek. Yükümlülük.

Interception : Yakalama. Durdurma. Önleme. Dinleme. Tutma. Yolunu kesme. Ele geçirme. Engelleme. Kesme. Alıkoyma.

Confinements : Hapsedilme. Doğum sonrası yatakta kalma süresi. Sınırlama. Loğusalık. Bağlı kalma (eve veya yatağa). Kapatma. Hapsetme. Kapanış. Kapatılma.

Answerability : Mesuliyet. Cevaplanabilirlik. Yükümlülük. Cevaplanabilir olma niteliği.

Detainment : Alıkoyma. Engelleme. Geciktirme. Nezarethanede tutma.

Armouring : Tahkimat. Zırhlama.

Custody synonyms : aspect, tutor, interns, tutorship, encloses, chokidar, supervisions, aspects, tutelary, convoy, curatorships, tutelages, coop up, enclose, aegis, detains, commit to prison, superintendence, imprisonment, observance, intern, curatorship, ward, hands, bar, handlings, accountability, maintenances, halting, gaols, accountableness, keepings, conservations.

 

Custody ingilizce tanımı, definition of Custody

Custody kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Care, watch, inspection, for keeping, preservation, or security. A keeping or guarding.