Auspices türkçesi Auspices nedir

Auspices ingilizcede ne demek, Auspices nerede nasıl kullanılır?

Through the auspices of : -'ın sporsorluğuyla. -'ın himayesiyle.

Under the auspices of : -ın himayesi altında. Himayesinde. - tarafından korunan. Himayesi altında.

Auspice : Fal. Kuş falı. Kehanet.

Auspicate : Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. Başlamak. Emare. Belirti. İşaret. Haberci.

Auspicial : Hayırlı. Uğurlu.

Inauspiciousness : Uğursuzluk. Talihsizlik. Nuhuset.

Auspicious : Tekin. Talihli. Şanslı. Kutlu. Hayırlı. Uğurlu. Elverişli.

Auspiciously : Elverişli olarak. Hayırlı bir şekilde. Şanslı olarak. Faydalı bir şekilde. İyi bir şekilde. Olumlu bir şekilde.

Auspex : Eski roma papazı. Eski roma'da falcı. Eski roma'da papaz.

Auspiciousness : Kutluluk. Uğur. Şans. Meymenet. Hayırlı olma. Talih. Hayır.

İngilizce Auspices Türkçe anlamı, Auspices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auspices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Observance : Ayin. Töre. Usul. Uyum. Görenek. Yerine getirme. Dinsel tören. Mezhep. Uyma.

Boons : Bağış. Neşeli. Lütuf. Nimet. İhsan. Rahatlık.

 

Jails : Kafes. Hapis. Hapishane. Kodes. Tutuklamak. Hapishaneye kapatmak. Hapsetmek. Hapse atmak. Cezaevi.

Answer wizard : Microsoft yardım. Yanıt sihirbazı. Excel yardımı. Yardım konuları.

Advocation : Müdafaa. Savunma. Mahkemede savunma eylemi.

Favour : Onaylama. Lehinde olmak. Hediye (sürpriz). Desteklemek. İltimas. Beğenilme. Onaylamak. Yüreklendirmek. Onay.

Custodies : Tutukluluk. Sorumluluk. Gözaltı. Bakım.

Aid : El uzatmak. İnfak. Yardim etmek. İane. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yardım etmek. Yardımcı olmak. Yardımcı.

Blessing : Şükran. Tanrı'nın lütfu. Kayra. Teşvik. Bereket. Gücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey ya da toplumun, doğaüstü güç, nesne ya da varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla öğrendiği, genellikle belirli bir yapı ve uyumla söylenen ya da içten yinelenen dinsel nitelikli sözlerle yardım istenmesini içeren eylemli ya da eylemsiz dilek. bk. sözlü gelenek, adak yapmak. Nimet. Yakarı. Hayır dua.

Advantage : Üstünlük. Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. Avantaj. Fayda. Yarar. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Çıkar. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. İstifade.

 

Auspices synonyms : anchorages, benefaction, backups, care, adjuvant, favours, beneficence, boost, favor, jail, keeping, afforcement, endorsement, armoring, inspection, armouring, observations, body guard, ministry, contractor, observances, good, conservation, guardianship, accessoriness, backup, benefactions, alms, surveillance, observation, bodyguard, aegis, conservations.