Durance türkçesi Durance nedir

Durance ile ilgili cümleler

English: You need great endurance to run ten thousand meters.
Turkish: On bin metre koşmak için büyük tahammüle ihtiyacın var.

English: This is a physical endurance test.
Turkish: Bu bir fiziksel dayanıklılık testidir.

English: Nobody is able to succeed without endurance.
Turkish: Hiç kimse tahammülsüz başarılı olamaz.

Durance ingilizcede ne demek, Durance nerede nasıl kullanılır?

Durances : Mahpusluk. Tutukluluk.

Beyond endurance : Dayanılmaz. Çekilmez.

Endurance : Dayanıklılık. Sabır. Devam. Kaldırma. Tahammül. Götürüm. Süreklilik. Çekme. Katlanma. Dayanma.

Endurance test : Dayanma deneyi. Dayanım testi. Dayanıklılık sınaması. Dayanıklılık deneyi. Dayanım deneyi. Dayanıklılık testi. Dayanıklılık sınama. Bir sistem veya materyalin uzun bir zaman dilimi boyunca ne kadar süre dayandığını ve ne zaman arızalandığını tespit etmek için yapılan test (genellikle otomobillerde gerçekleştirilen test).

Heart lung endurance : Yorucu koşullar altında kalp ve ak ciğerlerin performansı (fiziki yeterlilik unsurlarından biri). Kalp akciğer dayanıklılığı.

Jimmy durante : The schnoz takma isimli. James francis durante (1893-1980). Amerika birleşik devletleri büyük burunlu komedyen ve oyuncu.

 

Dura mater : Sanral sinir sistemini örten dışzar. Beyin zarlarından biri. Beynin ve omuriliğin en dış zarı. Beyni ve omuriliği kaplayan sert zar (anatomi terimi). Sertzar. Sert zar.

Condurango : Kondurango.

Endurant : Dayanma ile ilgili.

Durant : Mississippi eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde şehir.

İngilizce Durance Türkçe anlamı, Durance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Durance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impoundage : İstimlak. Sınırlama. Hapsedilme. Tutma. Haczetme. Kapatma. El koyma. Kuşatma. Hapsetme.

Captivity : Esirlik. Esaret. Tutkunluk. Tutsaklık.

Immurement : Duvarlarla çevrilme. Kapatılma. Hapsedilme. Hapis. Duvarlarla çevrelenme. Çevrilme. Duvarlarla çevirerek hapsetme.

Detentions : Engellenme. Alıkonma. Gözaltına alma. Evci çıkarmama cezası. Tutma. Engelleme. Tevkif. Tutuklama. Gecikme.

Imprison : Hapse atmak. Tutuklamak. Yasaklamak. Hapse koymak. Hapsetmek. Mahkum etmek. Sınırlamak.

Inhibition : Yabancı bir özdek ile tezgenin çalışmasını önieyip tepkimedeki etkisini azaltma. Bir fiziksel ya da kimyasal olayın yürümesini engelleme ya da durdurma. Çekingenlik. Engelleme. Yavaşlatım. Tutma. Yasak. Bir içtepi, istek ya da davranışın içten ya da dıştan gelen bir gücün etkisiyle ya bilinçli ya da bilinçsiz olarak açığa vurulmaması, engellenmesi durumu. Utangaçlık.

Confinements : Kapatılma. Hapsetme. Doğum sonrası yatakta kalma süresi. Sınırlama. Sınırlandırma. Bağlı kalma (eve veya yatağa). Kapatma. Loğusalık. Kapanış.

Custody : Koruma. Gözetim bakım. Gözetim. Sorumluluk. Hapsetmek. Velayet. Tevkif. Gözaltı. Vesayet.

 

Detention : Tutuklama. Alıkonma. Engelleme. Alıkoyma. Tutma. Engellenme. Gecikme. Tevkif. Evci çıkarmama cezası. Gözaltına alma.

Incarceration : Hapsetme. Sıkıştırma. Sıkışma. Kapatma. İnkarserasyon. Hapsedilme, sıkışma, boğulma, bir organ veya organ parçasının belli bir bölgede hapsedilmesi veya sıkışması. Boğma. Tutuklama. Enkarserasyon.

Durance synonyms : imprisonments, inhibitions, imprisons, imprisoning, durances, custodies, imprisonment, confinement.

Durance ingilizce tanımı, definition of Durance

Durance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Continuance. Duration. [Bakınız: Endurance].