Bartending türkçesi Bartending nedir

  • İçecek doldurmak.
  • Barmenlik.
  • İçki doldurmak.
  • Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek.

Bartending ile ilgili cümleler

English: Ali dropped out of bartending school.
Turkish: Ali barmenlik okulundan ayrıldı.

English: Ali hasn't been bartending long.
Turkish: Ali uzun süredir barmenlik yapmıyor.

Bartending ingilizcede ne demek, Bartending nerede nasıl kullanılır?

Bartend : İçki doldurmak. İçecek doldurmak. Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek.

Bartended : İçecek doldurmak. Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek. İçki doldurmak.

Bartender : Barmen. Barmaid. Miço.

Bartenders : Barmaid. Miço. Barmen.

Bartends : İçecek doldurmak. Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek. İçki doldurmak.

İngilizce Bartending Türkçe anlamı, Bartending eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bartending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Observance : Uyma. Uyum. Yerine getirme. Töre. Ayin. Dinsel tören. Yönteme, düzene uyma, boyun eğme. Gözetim. Mezhep. Örf.

Paying attention : İlgilenme.

Presence : Buradalık. Bulunma. Huzur. Yapı. Yüksek frekansları düzenleyerek sesin canlılığını denetleyen bir çeşit frekans düzenleyici devre. Varoluş. Hazır bulunma. Tavır. Orada bulunma.

 

Heed : Önemsemek. Dikkat etme. Önem. Aldırma. Dinlemek. Aldırmak. Bakmak. Dikkat. Önemseme. Önemsiyor olmak.

Attentiveness : Hizmete hazır olma. İncelik. Naziklik. Dikkat. Dikkatlilik. Nezaket.

Turnout : Katılım (sayısı). Katılımcı sayısı. Grevci. Dönemeç. Giyiniş tarzı. Verim. Yol ayrımı. Malzeme. Giyiniş. Sapak.

Attendance : Hazır bulunma. Bulunan kişilerin sayısı. Mevcut sayısı. Hizmet. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İştirak. İzleyici sayısı. Belirli bir izlencenin, belirli bir sinemanın, belirli bir dönemin ya da mevsimin izleyicilerini belirten sayı. Eşlik. Kumanda.

Regard : Umursamak. Takdir. Hürmet. Aldırmak. Saymak. Hesaba katmak. İyi dilekler. Ç.selam. Nazar. Bakmak.

Eye : Bakış. Görüş. Görme gücü. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Dikkatle bakmak. Delik. Nazar. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Bakmak. Dişi kopça.

Bartending synonyms : basic cognitive process, clock watching, coming into court, group action, bartends, notice, appearance, bartend, ear, attention, appearing, bartended, observation.

 

Bartending zıt anlamlı kelimeler, Bartending kelime anlamı

Nonattendance : Devamsızlık. Gelmeme. Katılmama. Gıyap.

Absence : Devamsızlık. Uzakta olma. Yokluk. Kaybolma. Eksiklik. Yitiklik. Bulunmama (bulunması gerekirken yerde). Bulunmayış süresi. Olmayış.

Inattention : Özen göstermeme. Dikkat eksikliği. Dikkatsizlik. Aymazlık. İnatansiyon. Dikkat etmeme. İhmal. Gaflet.

Bartending antonyms : inattentiveness.