Bartended türkçesi Bartended nedir

  • İçecek doldurmak.
  • Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek.
  • İçki doldurmak.

Bartended ingilizcede ne demek, Bartended nerede nasıl kullanılır?

Bartender : Miço. Barmaid. Barmen.

Bartenders : Miço. Barmen. Barmaid.

Bartend : İçki doldurmak. Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek. İçecek doldurmak.

Bartending : İçecek doldurmak. Barmenlik. Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek. İçki doldurmak.

Bartends : Bir barda içki kokteylleri hazırlayıp servis etmek. İçki doldurmak. İçecek doldurmak.

Bartered : Takas etmek. Değişmek. Değiş tokuş yapmak. Takas yapmak. Mübadele etmek. Değiştirmek. Takas. Değiş tokuş etmek. Trampa etmek.

Barter transaction : Takas işlemi.

Barter away : Feda etmek.

Barter premium : Kaydırma ticarette dışsatımcıların dışalım hakkını kendileri kullanmak yerine başka bir dışalımcıya devretmeleri karşılığında aldıkları prim. Takas primi.

Barter shop : Takas dükkanı.

İngilizce Bartended Türkçe anlamı, Bartended eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bartended ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Publican : Barcı. Birahaneci. Meyhaneci. Hancı. Vergi tahsildarı. Otel işleten kimse. Pub işleten kimse.

Barkeeper : Meyhaneci. Barda içki ve kokteyl hazırlayan kimse. Barmen.

 

Barman : Barmen. Bar sorumlusu.

Accompanied : Refakat etmek. Yanında olmak. Yanında. Eşlik etmek. Eşliğinde. Aynı anda yapmak. Birlikte olmak.

Employee : İşçi. Adam. Görevli. Memur. Çalışan. Hizmetli. Personel. Eleman. Müstahdem.

Barmaid : Bar sorumlusu bayan. Bayan barmen. Kadın barmen. Kadın bar görevlisi. Barmeyd.

Barkeep : Meyhaneci. Bar bekleyen kimse. Barcı. Barmen.

Bartending : Barmenlik.

Bartended synonyms : mixologist, tavern keeper, bartend, bartends.

Bartended zıt anlamlı kelimeler, Bartended kelime anlamı

Employer : Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İşçi çalıştıran. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşveren. Çalıştıran. İstihdam eden. İşletme sahibi. Patron. İş sahibi.

Unaccompanied : Refakatsiz. Yanında kimse olmayan. Yalnız. Eşlik edilmeyen. Tek başına.