Barter premium türkçesi Barter premium nedir

  • Takas primi.
  • Kaydırma ticarette dışsatımcıların dışalım hakkını kendileri kullanmak yerine başka bir dışalımcıya devretmeleri karşılığında aldıkları prim.
  • İktisat alanında kullanılır.

Barter premium ingilizcede ne demek, Barter premium nerede nasıl kullanılır?

Barter : Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi. Takas. Değiştirmek. Değiş tokuş etmek. Takas etmek. Değişmek. Trampa etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mübadele etmek. Değiş-tokuş.

Premium : Sigorta ücreti. Ödül. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli malların üretim ve yurttan çıkışının özendirilmesi amacıyla, o malların üreticilerine ya da çıkaranlarına genellikle devletçe yapılan yardımlar (para yardımları, vergi bağışıklığı vb. gibi), a. bk. çıkış primi. Sigorta primi. Prim. Bk. ikramiye bk. sigorta primi menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark. vadeli işlemler piyasasında ürün, taşınır değer, döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu. İki değer arasındaki değişiklik, paranın yazılı değeri ile dönüşüm değeri, altın para ile kağıt para değerleri arasındaki değişiklik. Kar payı. Değer payı.

 

Barter away : Feda etmek.

Barter clearing bank : Takasbank. Borsada işlem gören senetlerin saklanması ve senetlerin fiziki dolaşımı olmaksızın işlemlerin düzgün olarak işlemesi amacıyla oluşturulan kurum.

Barter economy : Malın malla değişimine dayanan, değişim aracı olarak paranın kullanılmadığı ekonomi. Takas ekonomisi.

Barter for : Takas etmek.

İngilizce Barter premium Türkçe anlamı, Barter premium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barter premium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Barter premium synonyms : abnormal budget, abolition of forced labour convention, a shift in demand, a shift in individual demand, a pass through certificate, abnormal budget receipts.