Premium türkçesi Premium nedir

  • Sigorta ücreti.
  • Prim.
  • İşteki başarım, doğum, evlenme, bayram, yılbaşı, işletmenin kuruluş yıldönümü gibi nedenlerle veya yasa ve sözleşmeye bağlı olarak normal ücrete ek olarak işveren tarafından işçilere yapılan ödeme.
  • İkramiye.
  • İki değer arasındaki değişiklik, paranın yazılı değeri ile dönüşüm değeri, altın para ile kağıt para değerleri arasındaki değişiklik.
  • Kar payı.
  • Çıraklık ücreti.
  • Belirli malların üretim ve yurttan çıkışının özendirilmesi amacıyla, o malların üreticilerine ya da çıkaranlarına genellikle devletçe yapılan yardımlar (para yardımları, vergi bağışıklığı vb. gibi), a. bk. çıkış primi.
  • Değer payı.
  • Değer.
  • Ödül.
  • Sigorta primi.
  • Getiri.
  • Bk. ikramiye bk. sigorta primi menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark. vadeli işlemler piyasasında ürün, taşınır değer, döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu.
  • Pay belgitlerinin çıkarılış ederlerini aşarak ulaşdığı değer. güvence yaptıranın ödediği ücret. beğenilen bir işe, bir yapıta karşılık olarak verilen armağan.
  • Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Kesenek.

Premium ingilizcede ne demek, Premium nerede nasıl kullanılır?

Premium bond : Primli tahvil.

 

Premium deal : Primli işlem.

Premium documents : Yasasına göre işçi yararına yapılacak işlemler sağlanılmak üzere işverence düzenlenerek toplumsal güvenceler kurumuna belirli süreler içinde verilmesi zorunlu olan belgeler. Prim belgeleri. Kesenek belgeleri.

Premium insurance : Prim sigortası.

Premium system : Prim sistemi. Prim jüyesi.

Pay a premium for : Pahalıya almak.

Call premium : Geri çağırma primi. Bir firmanın çıkardığı hisse senedini veya tahvili geri alması durumunda; hisse senedi ve tahvilin nominal fiyatının üstünde yaptığı ödeme tutarı.

Share premium fund : Hisseler için mevcut değerlerinin üzerinde ödenmiş toplam tutarı gösteren bilanço üzerinde alt cümle (muhasebe). Hisse öncelikli fon.

Accelerating premium : Artan özence. Artan değer değişikliği. Üretimin çoğalması ile orantılı olarak bu değer değişikliğinin ücretlerde de uygulanması. Üretim arttıkça ücretlere ek olarak ödenen özen payı.

Dollar premium : Dolar primi.

İngilizce Premium Türkçe anlamı, Premium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Premium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interest on money : Paranın getirdiği faiz. Nema.

Percents : Hisse. %. Yüzde. Faiz getiren değerli kağıt.

Meeds : Mükafat. Ödemek.

Costliness : İhtişam. Paha. Pahalıya malolma. Lüks. Yüksek fiyatlılık. Pahalılık. Zenginlik.

Adaptive expectations theory : Uyarlanabilir beklentilerle hareket eden iktisadi karar birimlerinin, iktisat politikalarındaki değişikliklere ilişkin öngörülerini, bir önceki dönemdeki uygulamaların sonuçları ve hata paylarını dikkate alarak düzelttikleri ve özellikle ekonomideki enflasyon oranının bir önceki yılın enflasyon oranından etkileneceğini ileri süren ve ilk kez ırving fisher tarafından kullanılan önsav. krş. ussal beklentiler önsavı, rassal yürüyüş önsavı. Uyarlanabilir beklentiler önsavı. Uyarlanabilen bekleyişler teorisi. Ek ödeme vb gelirlerin dışındaki asıl ödeme.

 

Return : Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Dönmek. İade. Geri dönmek. Hasılat. Topun kurallara uygun olarak karşı alana aktarılması. Yanıtlamak. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların parasal değerleri. krş. gelir. Rövanş. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş.

Pluming : Sorguç. Kuş tüyü. Tuğ. Tüy. Tüylerle süslemek. Tüylerini düzeltmek (kuş). Tüy (kuşa ait). Kuştüyü. Mükafat.

Bounty : Ödenek. Bağış. Cömertlik. Armağan. İhsan. Semahat. Eliaçıklık. Zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para.

Plume : Tüylerini düzeltmek (kuş). Sorguç. Kuş tüyü. Nişan. Tuğ. Mükafat. Tüylerle süslemek. Tüy (kuşa ait). Kuştüyü.

Bringing : Getiren. Getirme. - ile gitme. Getirmek. Sebebiyet verme. Yanına alıp beraber götürme.

Premium synonyms : laurels, share, premiums, indemnity, dignity, gratification, precious, percentages, gratifications, lagniappe, dividends, bonuses, preciousness, payoff, subsidy, deduction, shares, gratuities, dividend, accolade, contribution, currency, consideration, account, moral, plumes, emolument, dearness, contango, payment, percentage, proceeds, commendation.

Premium zıt anlamlı kelimeler, Premium kelime anlamı

Inferior : Aşağı derecede olan şey. İkinci derecede. Alt, alt taraf. Kalitesiz. Bayağı. Ast rütbede. Ast olan kimse. Ast. İnferiyor.

Nonpayment : Tediye etmeme. Ademi tediye. Bir borcu ödememe. Ödememe. Ödemesiz. Ödeme yapmama. Adem-i tediye.

Premium ingilizce tanımı, definition of Premium

Premium kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bounty. Reward or prize to be adjudged. A prize to be won by being before another, or others, in a competition. As, a premium for good behavior or scholarship, for discoveries, etc. A reward or recompense.