Percents türkçesi Percents nedir

Percents ingilizcede ne demek, Percents nerede nasıl kullanılır?

Percent complete : Tamamlanma yüzdesi.

Percent error : Hata yüzdesi. Yanılgı yüzdesi.

Percent fragmented : Üstündeyse birleştir.

Percent sign : Yüzde imi. Bahsedilen değerin bir yüzdelik olduğunu gösteren karakter. Yüzde işareti.

Percent style : Yüzde biçemi. Yüzde stili.

Percent system : Yüzdelerin bir araya toplanarak o bölümde çalışan işçilere ödenmesi yöntemi. Yüzde yöntemi.

One hundred percent chart : Yüzdelikli çizim. Verileri çizimle göstermek üzere başvurduğu çizel biçimin tüm alanını yüzde yüz sayarak çeşitli değerleri sıklıklalarıyla orantılı olarak kullanılan biçimin altbölümleriyle gösteren çizim.

Obligation of giving rate percent : Yapıt iyesine ya da kalıtçılarına, satıştan bir yüzde verilmesi zorunluğu. Pay verme borcu.

A hundred percent : Şüphesiz (yüzde yüz). Yüzde yüz. Hepsi. Kesin. Bütün. Tam.

Fifty percent : Yüzde elli.

İngilizce Percents Türkçe anlamı, Percents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Percents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pattern : Örnekçe. Oyun konusunun ana çizgisi. doğaçlamaya dayanan tiyatroda senaryo. Eşantiyon. Örnek. -e uydurmak. Gidiş. Önörgü. Kopyasını çıkarmak. Resim. Kalıp.

 

Proportion : Payı belli bir seçeneğe ilişkin gözlem sıklığı, paydası toplam sıklıktan oluşan ve ilgili ayrıtın toplam içindeki oransal payını gösteren bölüm. Vücudun çeşitli bölümleri arasındaki uyumluluk, proporsiyon. Orantılı hale getirmek. Ç.boyutlar. İki niceliğin bölümü. Miktar. Pay. Orantı kurmak. Kısım. Proporsiyon.

Choreas : Kora. Kore.

Absentee rate : Devamsızlık oranı.

Holding : Arazi parçası. Alacak. Kira ile tutulmuş arazi. Stok. Basketbol, voleybol alanlarında kullanılır. Toprak kiralama. Mal. Depolama. Karşı takımın bir oyuncusunun kımıldamasına engel olacak şekilde, bedenle yapılan abanma hareketi.

Bonuses : Prim. İkramiye. Bonus. Sürpriz. Teşvik primi.

Moral : Ahlak dersi. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Prensip sahibi. Tinsel. Düstur. İçgüdü. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Törel. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç.

Figure : Çizge. Sayı. Anlamı olmak. Şekillendirmek. İfade etmek. Yer almak. Süslemek. Resmetmek. Resim. Şahsiyet.

Bonus : Prim. Özence. Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para. Hediye puan. Temettü. Ödül. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Teşvik primi. Sürpriz.

 

Moieties : Yarı hisse. Bir fonksiyonel grubu veya parçası. Parça. Yarım. Bir molekülün. Yarı. Pay. Kısım.

Percents synonyms : perceptual experience, per centum, visual percept, mental representation, internal representation, pct, vacancy rate, chorea, percent, shares, lotting, ground, percentile, visual image, dividend, interest on money, allotments, premiums, perception, share, part, kickback, allotment, divident, premium, lot, dividends, shape, lotted, occupancy rate, per cent, lesson, kickbacks.

Percents zıt anlamlı kelimeler, Percents kelime anlamı

Figure : Resmetmek. Fiyat. Sayı. Şahıs. Olarak yer almak. Sayıları gösteren simgelerden her biri. Sanmak. Desen. Pos. Önemli kişi.

Ground : Temel neden. İyileşmek. Çakmak. Yere indirmek. Dayandırmak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. (gemi) karaya oturmak. Topraklamak. Uçurtmamak (uçağı). Kurmak.