Bonus türkçesi Bonus nedir

  • İkramiye.
  • İşteki başarım, doğum, evlenme, bayram, yılbaşı, işletmenin kuruluş yıldönümü gibi nedenlerle veya yasa ve sözleşmeye bağlı olarak normal ücrete ek olarak işveren tarafından işçilere yapılan ödeme.
  • Hediye puan.
  • Sürpriz.
  • Özence.
  • Prim.
  • Kar payı.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para.
  • Ödül.
  • Teşvik primi.
  • Temettü.

Bonus ile ilgili cümleler

English: I was disappointed to see that my bonus was a bit less than I was expecting.
Turkish: Benim bonusun beklediğimden biraz daha az olduğunu gördüğüm için hayal kırıklığına uğradım.

English: Tom is given a bonus three times a year.
Turkish: Tom'a yılda üç kez ikramiye verilir.

English: I blew my whole bonus on shopping and travel.
Turkish: Bütün bonusumu alışveriş ve seyahat üzerine çarçur ettim.

English: Black money scandal, 11th of September, expenseuro, the Old Europe, Hartz IV, Madame Chancellor, fanmile, climatic catastrophe, financial crisis, wreckage bonus and citizen of anger are the last ten words of the year in Germany.
Turkish: Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.

 

English: Everybody is expecting a big a bonus.
Turkish: Herkes büyük bir ikramiye bekliyor.

Bonus ingilizcede ne demek, Bonus nerede nasıl kullanılır?

Bonus account : Tasarruf hesabı.

Bonus earnings : İkramiye kazançları. Belirli standardın üzerinde yapılan ve üretim nedeniyle olağan aylık ya da ücrete ek olarak yapılan ödemeler. Kar payı kazançları.

Bonus points : Bonus puan. Bonus puanlar. Daha sonra hediye almak veya indirimlerden faydalanmak üzere müşterilere verilen puanlar. Ekstra puanlar. Ek puanlar. İlave puanlar. Fazladan puanlar.

Bonus score : Ödül skor.

Bonus share : Bedelsiz kar hissesi. Prim olarak verilen hisse senedi. Bedelsiz hisse senedi. Kar dağıtımı. Bonus olarak verilen hisse dağıtımı. Bonus dağıtımı. Yararlanma payı. Bedelsiz kar dağıtımı. Kar payı, kar dağıtımı, anamal payı parası ortaklık tarafından ortağına verildiği takdirde bu pay yerine geçerli olmak üzere verilen değersiz bir belgit.

Cash bonus : Hayat sigortasında para olarak verilen prim. Nakit olarak ödenen kar. Nakit ikramiye.

Bonus shares : Hediye olarak alınan ekstra hisse. Bonus hisse. Bonus pay.

 

Hazard bonus : Tehlikeli çalışma koşulları nedeniyle bir işçiye yapılan ek ödeme. İş riski tazminatı. Tehlikeli çalışma koşullarından kaynaklanabilecek olası risklere karşı işçiye yapılan ek ödeme. İş riski primi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İş dokuncası kar payı.

Task and bonus plan : Gannt ikramiye yöntemi. Süresi önceden saptanan bir işi bu dönem içinde yapana günlük ücreti ve ikramiye, bitiremiyene yalnız günlük ücreti, daha az bir süre içinde bitirene ve yeni bir işe başlayana da ücreti, ikramiyesi, özen payı verilmesi yöntemi.

Christmas bonus : Noel ikramiyesi.

İngilizce Bonus Türkçe anlamı, Bonus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bonus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perquisite : Tip. Ekstra gelir. Yan ödeme. Beklenmedik kazanç. Ek ödeme. Ek ödenek. Maaştan hariç kazanılan para. Ekstra kazanç.

Award : Hüküm. Hükmetmek. Ödüllendirmek. Vermek. Ödül olarak vermek. Mahkeme kararı ile vermek. Mahkeme kararı. Mükafat. Vermek (ödül). Ödül vermek.

Lagniappes : Hediye. Satın alınan malla beraber verilen hediye. Alışveriş yapıldığında yanında verilen hediye. Satın alınan bir ürünün yanında verilen hediye. Armağan.

Adaptive expectations theory : Ek ödeme vb gelirlerin dışındaki asıl ödeme. Uyarlanabilen bekleyişler teorisi. Uyarlanabilir beklentiler önsavı. Uyarlanabilir beklentilerle hareket eden iktisadi karar birimlerinin, iktisat politikalarındaki değişikliklere ilişkin öngörülerini, bir önceki dönemdeki uygulamaların sonuçları ve hata paylarını dikkate alarak düzelttikleri ve özellikle ekonomideki enflasyon oranının bir önceki yılın enflasyon oranından etkileneceğini ileri süren ve ilk kez ırving fisher tarafından kullanılan önsav. krş. ussal beklentiler önsavı, rassal yürüyüş önsavı.

Incentive premiums : İşçileri daha çok üretime özendirmek için verilen ikramiye.

Lagniappe : Hediye. Armağan. Satın alınan malla beraber verilen hediye. Satın alınan bir ürünün yanında verilen hediye. Alışveriş yapıldığında yanında verilen hediye.

Incentive premium : Özendirme primi. Teşvik ikramiyesi.

Payment : Taksit. Borcu ödeme. Ödeme. Karşılık. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Tediye. Harcama. Ücret. Maaş.

Bonuses : Bonus.

Bonus synonyms : incentive scheme, incentive program, positive stimulus, sales incentive, surprisal, plumes, distinction, premiums, subsidy, incentive pay, turn, booby trap, bonification, kudo, efficiency wages, percentages, payoff, flukes, accolade, bounties, shares, efficiency wage, laurels, dividend, accumulated dividend, a bolt from the blue, indemnity, bounty, incentive bonus, interest on money, pluming, plume, surprising.

Bonus zıt anlamlı kelimeler, Bonus kelime anlamı

Nonpayment : Ödeme yapmama. Ödememe. Adem-i tediye. Ademi tediye. Bir borcu ödememe. Tediye etmeme. Ödemesiz.

Bonus ingilizce tanımı, definition of Bonus

Bonus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As the bank paid a bonus for its charter. A premium given for a loan, or for a charter or other privilege granted to a company.