Paying attention türkçesi Paying attention nedir
- [#ilgi İlgilenme].
Paying attention ile ilgili cümleler
English: Ali realized that Mary wasn't paying attention to what he was saying.
Turkish: Ali Mary'nin kendisinin söylediklerine dikkat etmediğini fark etti.
English: Ali is paying attention to his budget.
Turkish: Ali bütçesine dikkat ediyor.
English: Ali wasn't paying attention to the teacher.
Turkish: Ali öğretmene dikkat etmiyordu.
English: Ali wasn't paying attention in class.
Turkish: Ali derste dikkatini vermiyordu.
English: Ali wasn't paying attention in class today.
Turkish: Ali bugün derste dikkatini vermiyordu.
Paying attention ingilizcede ne demek, Paying attention nerede nasıl kullanılır?
Paying : Ödeme yapan. Ödeyen. Ücret. Vergin. Ücretli. Kazançlı. Paralı. Karlı. Para getiren. Tediye.
Attention : Özen. İlgi. Aldırış. Bir algıyı güçlendirmek üzere ansal süreçlerden bir kesit üzerinde toplanma, yoğunlaşma gücü. Titizlik. İlgilenme. Bakım. Vücudun, baş dik, göğüs ilerde, omurga ve bacaklar gergin, topuk ile bitişik kollar doğal yerinde, avuçlar uyluklarda ayakta bulunduğu durum. (cimnastikte çoğu alıştırmalar için bir başlama duruşu. bütün kas aygıtının duruk (statik) çalışmasıyla ulaşılan bir duruş olarak düzeltici değeri çoktur.). Dikkat. Bilgisayar, eğitim, jimnastik, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Without paying attention : Dikkate almadan. Dikkat etmeksizin. Kaale almadan. Dikkatlice düşünmeden. Dikkat etmeden.
Paying agent : Ödeme yeri. Ödeme şubesi. Ödeme kurumu. Ödeme kuruluşu. Tahvillerin faiz ve ana para ödemelerini yapan finansal kurumlar. Ödeme acentesi. Tediye şubesi.
Paying bank : Ödemeyi yapacak banka. Ödeme yapan banka. Aracı banka. Ödeyen banka. Ödeme bankası.
Paying guest : Pansiyoner.
İngilizce Paying attention Türkçe anlamı, Paying attention eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Paying attention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attention : İhtimam. Kur. İnsanın bilme ve uygulama devinimlerini, kendiliğinden ya da istençli olarak belli bir nesne ya da eylem üzerinde toplamasını ve bu nesne ya da eylemin bilinç alanına getirilmesini anlatan bir ansal durum. Hazırol durumu. İltifat. Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu. Hazır ol duruşu. Belli bir noktaya odaklanma. Titizlik.
Connexion : Akraba. Arkadaş. Bağlantı. Alaka. Muhit. İlinti. Yakınlık. Aktarmalı taşıt. İlişki.
Attendances : Gitme. Hizmet. Eşlik. Bakım. Devam. Hazır bulunma. Kumanda. Bakma. İştirak.
Dealing with : Göğüs gererek. İle iştigal etme. -e istinaden. - konusunu ele alarak. İle ilgilenme.
Connection : Müşteri. İrtibat. Alışveriş. Aktarma. İlişki. Alaka. Birleştirme. Dostluk. İlgi. Dost.
Regarding : Bakma. Gelince. -e dair. Nazaran. İlişkin. Konusunda. '-e ile ilgili olarak. Hakkında. -e gelince.
Interesting : İlgi çekici. Tip. Meraklı. Enteresan. İlginç.
Attending : Katılma. İlgilenen. Koruyup kollayan. Hizmet etme. Devam etme. Mevcut olma. Bakma. Bulunma. Hazır bulunma.
Attendance : İştirak. Bulunan kişilerin sayısı. Hizmet. Eşlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bakma. İzleyici sayısı. Katılım. Devam etme.

Bu kısımda Paying attention kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Paying attention ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Paying attention anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Paying attention ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.