Paying agent türkçesi Paying agent nedir

  • Ödeme yeri.
  • Ödeme kurumu.
  • Ödeme kuruluşu.
  • Ödeme acentesi.
  • Tahvillerin faiz ve ana para ödemelerini yapan finansal kurumlar.
  • Tediye şubesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ödeme şubesi.

Paying agent ingilizcede ne demek, Paying agent nerede nasıl kullanılır?

Paying : Ödeme. Ücretli. Kazançlı. Tediye. Karlı. Ücret. Vergin. Paralı. Ödeyen. Ödeme yapan.

Agent : Hastalık oluşturan veya hastalığı yayan herhangi bir etken. Ajan. Distribütör. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Bilgisayar, gümrük, iktisat, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Mümessil. Gizli ajan. Acenta. Etken.

Paying attention : İlgilenme.

Paying bank : Ödeme yapan banka. Ödeme bankası. Aracı banka. Ödemeyi yapacak banka. Ödeyen banka.

Paying guest : Pansiyoner.

Paying in slip : Ödeme makbuzu. Tediye makbuzu.

İngilizce Paying agent Türkçe anlamı, Paying agent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paying agent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Checkout : Hata bulma. Hata ayıklama. Çıkış. Kontrol. Çıkış işlemi. Ayrılma. Kasa. Düzeltme.

Checkouts : Hata bulma. Ayrılma. Çıkış. Kasa. Hata ayıklama. Kontrol. Düzeltme. Çıkış işlemi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Paying agent synonyms : abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a shift in individual demand, a change in individual demand, abnormal budget receipts, abnormal budget, a shift in demand, place of payment, ability rent.