Be a disincentive to türkçesi Be a disincentive to nedir

Be a disincentive to ingilizcede ne demek, Be a disincentive to nerede nasıl kullanılır?

Be : Kalmak. Var olmak. Olmak. Mal olmak. -dı. Berylliumb (berilyum). -di. -dir. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek.

A : Miktar belirtir. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. (herhangi) bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Bir.

Disincentive : Caydırıcı. Engelleyici. Engel olan. Köstekleyici. Caydırıcı faktör. Vazgeçiren etmen. Mani. Engel. Önleyici. Engelleyici faktör.

To : Göre. Kadar. E. Ye. -mek -mak (mastar). Oranla. -e kadar. Kala. E doğru. -e göre.

Be a disincentive : Yıldırmak. Cesaretini kırmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a ball of fortune : Şans topu olmak. Bir durumun kurbanı olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

İngilizce Be a disincentive to Türkçe anlamı, Be a disincentive to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be a disincentive to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Browbeating : Kabadayılık etmek. Gözünü korkutmak. Ters bakışla korkutmak. Sert bakarak korkutmak. (birisini) sindirmek. Gözdağı vermek.

 

Demoralizes : Moral bozmak. Ayartmak. Mücadele gücünü kırmak. Ahlaksızlaştırmak. Moralini bozmak. Ahlakını bozmak.

Demoralised : Morali bozulmuş. Ahlaksızlaştırmak. Morali bozuk. Moralini bozmak (demoralize olarak da yazılır). Demoralize.

Demoralising : Cesaret kırıcı. Demoralize eden. Moral bozucu. Moralini bozmak (demoralize olarak da yazılır). Ahlaksızlaştırmak. Moralini bozucu.

Disheartens : Umudunu kırmak. Hevesini kırmak. Ümidini kırmak. Umutsuzluğa düşürmek. Bir şeyden soğumak. Mücadele gücünü kırmak.

Browbeat : (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak. Sert bakış ya da sözlerle gözünü korkutmak. Kabadayılık etmek. Gözdağı vermek. Ters bakışla korkutmak. Sert bakarak korkutmak. Göz dağı vermek. Zorlamak.

Cow : Korkutmak. Fil gibi iri hayvanların dişisi. Gözünü korkutmak. İnek. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Posta koymak. Fahişe. Boğanın dişisi. Sindirmek.

Cowed : Zorla getirilmiş. Sindirilmiş. Yıldırılmış. Gözü korkutulmuş. Korkutmak. Sinik. Korkutulmuş. Sindirmek.

Appals : Şoke etmek. Korkutmak. Dehşete düşürmek. Dehşete düşmek. Sarsmak. Ürkütmek. Şoka uğratmak.

Be a disincentive to synonyms : be a disincentive, dashes, daunts, appalls, dash, appaling, consternate, discourages, browbeaten, appall, daunt, appal, dishearten, demoralise, browbeat out, browbeats, discourage, consternating, demoralize, discountenance.