Cow türkçesi Cow nedir

  • Sindirmek.
  • Posta koymak.
  • Zorla getirmek.
  • Boğanın dişisi.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Gözünü korkutmak.
  • Yıldırmak.
  • İnek.
  • Fahişe.
  • Manda.
  • Fil gibi iri hayvanların dişisi.
  • Doğum yapmış dişi sığır.
  • Korkutmak.

Cow ile ilgili cümleler

English: A cow is a useful animal.
Turkish: İnek yararlı bir hayvandır.

English: A cow gives us milk.
Turkish: Bir inek bize süt verir.

English: A cow chases away flies with its tail.
Turkish: Bir inek kuyruğu ile sinekleri kovar.

English: A cow has a long tail.
Turkish: Bir ineğin uzun bir kuyruğu vardır.

English: A bull is male and a cow is female.
Turkish: Bir boğa erkektir ve bir inek dişidir.

Cow ingilizcede ne demek, Cow nerede nasıl kullanılır?

Cow bell : İnek çıngırağı.

Cow dung : Sığır pisliği. Tezek.

Cow fish : Gözlerinin üstünde boynuza benzeyen dikenleri olan balık.

Cow hand : Sığır çobanı. Kovboy. Sığırtmaç.

Cow hide : İnek derisi. Sığır derisi. İnek derisinden yapılan deri. Deri kamçı.

Electric cow trainers : Elektrikli inek yönelticileri. Durak sistemli ahırlarda ineklerin altlarının temiz ve kuru tutulmasına yardımcı olan, ineklerin 5 – 1 7cm arka üst tarafına ve omuz uçlarının 15.2cm gerisine asılan, inekleri gübre kanalı içine dışkı ve idrar yapma pozisyonuna yönelten, elektrik yüklü çubuk şeklindeki yapı.

 

Cow parsnip : Maydanoz türü bir bitki.

Cow somebody into : Mecbur etmek. Zorlamak.

Cow house : Ahır. İnekler için olan büyük ahır. İnek ahırı.

Dry cow therapy : Kuruya çıkarılan ineklerin dört memesine tedavi veya kuru dönem süresince enfeksiyondan korumak amacıyla depo etkili antibiyotiklerin verilmesi. Kuru dönem tedavisi.

İngilizce Cow Türkçe anlamı, Cow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Browbeaten : Yıldırılmış. Gözü korkutulmuş. Ters bakışla korkutmak. Korkutulmuş. Sindirilmiş.

Cocotte : Orospu. Sosyete orospusu. Yosma. Koket.

Affrighted : Korku.

Attenuate : Daraltmak. Azaltmak. Hafifletmek. Hafifleştirmek. Söndürmek. İnceltmek. Zayıflatmak. Kısmak. Değerini düşürmek. Dar.

Assimilating : Özümlemek. Özümsemek. Benimsemek. Benzetmek. Benimsenmek. Özümsenmek. Asimile etme.

Daff : Bir kenara koymak. Zaman harcamak. Kenara koymak. Üşengeçlik etmek. Aptalca davranmak. Oyalanmak. Oynamak. Üstünden atmak. Mankafa.

Cattle : Büyükbaş. Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımından, mideleri dört odalı, ayaklarında daima üç parmak bulunan, üst kesici dişleri bulunmayan bir üst familya. boynuzlugiller (bovidae), geyikgiller (cervidae) ve zürafagiller (giraffidae) olmak üzere 3 familyası vardır. Sığır. Öküz. Davar. Sığır ve davarlar. Büyükbaş hayvan. İnsanlar. Sığırlar.

Heifer : Doğurmamış genç inek. Yavru inek. Yavrulamamış inek. Kadın. Karı. Düve. Şişko kadın. Buzağıdan büyük, ortalama 12 aylıktan ilk buzağısına sahip oluncaya kadarki dönemdeki dişi sığır.

 

Doxie : Metres. Dini görüşler. Doktrin. Fikir.

Aweing : Şaşkına uğratmak. -i dehşete düşürmek. Dehşet. Korku vermek. Saygıyla karışık korku. Korkuyla karışık saygı. Korku. Korkuyla karışık şaşkınlık. Huşu içinde bırakmak.

Cow synonyms : springing cow, bos taurus, eutherian, eutherian mammal, moo cow, placental mammal, call girl, browbeat out, appalls, water buffalo, bulldoze, appal, swotting, appaling, bullyrag, bulldozed, buffalo, daunt, placental, ballyrag, assimilate, administer a shock, courtezan, assimilates, attenuates, bitch, affrights, demi monde, be a disincentive to, daunts, awe, kines, courtesan.

Cow ingilizce tanımı, definition of Cow

Cow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To depress with fear. To daunt the spirits or courage of. A chock. The mature female of bovine animals. To overawe. A cowl. A chimney cap. A wedge, or brake, to check the motion of a machine or car.