Manda nedir, Manda ne demek
Manda; hayvan bilimi, hukuk alanlarında kullanılan bir terimdir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus).
- Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik

Yerel Türkçe anlamı:
Evlek.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: Afrika mandası, Hint mandası]
Tarih'teki anlamı:
Dünya Savaşından sonra, kimi az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya dek Uluslar Birliği (Cemiyet-i Akvam) adına yönetmek üzere kimi büyük devletlere verilen vekillik.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Boynuzlugiller familyasının sığırlar alt familyasına ait evcil bir tür geviş getiren.
İngilizce'de Manda ne demek? Manda ingilizcesi nedir?:
mandate, water buffalo
Fransızca'da Manda ne demek?:
buffle
Manda kısaca anlamı, tanımı:
Manda gibi : Çok iri ve hantal.
Manda gibi yayılmak : Dikkatsizce ve bütün ağırlığıyla oturmak.
Manda gibi yemek : Çok fazla yemek.
Haymana mandası : Haymana öküzü.
Hint mandası : Çift parmaklılardan, uzunluğu 2, yüksekliği 1,8 metre civarında, evcilleştirilip çekim işlerinde kullanılan bir tür memeli (Bubalus bubalis).
Mandacı : Osmanlı Devleti'nde tersanedeki gemilerin bakımı ile görevli kimse. Bir ülkeyi manda temeline göre yönetmesi için Birleşmiş Milletler Cemiyeti tarafından görevlendirilen devlet, mandater.
Mandacılık : Mandacı yanlısı tutum.
Mandagözü : Nikel yirmi kuruş.
Mandal : Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç. Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça.
Mandalina : Bu ağacın turuncu renkli, tatlı, kokulu, lezzetli meyvesi. Turunçgillerden, ılıman iklimlerde yetişen ve portakala çok benzeyen bir ağaç (Citrus nobilis).
Mandallama : Mandallamak işi.
Mandallamak : Kapı, pencere kanadını mandalla tutturmak. Telsizlerde konuşmaları anlaşılmaz duruma getirmek için sürekli olarak düğmelere basmak. Çamaşırı mandalla tutturmak.
Mandallanma : Mandallanmak işi.
Mandallanmak : Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak.
Mandallı : Mandalla ipe tutturulmuş. Üzerinde mandal bulunan. Mandalla kapatılmış olan (kapı, pencere).
Mandalsız : Mandalla ipe tutturulmamış. Üzerinde mandal bulunmayan. Mandalla kapatılmamış olan (kapı, pencere).
Mandapost : Posta havalesi.
Mandar : Gemilerde küçük makara.
Mandarin : Avrupalıların Çin devlet memurlarına verdikleri ad.
Mandarinlik : Mandarin olma durumu. Mandarinin görevi veya makamı.
Mandater : Mandacı.
Avrat malı kapı mandalı : "bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.
Çamaşır mandalı : Kuruması için asılmış çamaşırları ipe sıkıca tutturmak amacıyla kullanılan küçük, tahta veya plastik kıskaç.
Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır : "güzel yaşamak isteyen kişi, bu yaşayışın yükünü çekmeyi göze almalı ve gerekli kaynakları elinin altında bulundurmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Dış kapının mandalı : Uzak akraba. önemsiz, değersiz.
Kapı mandalı : Kapının kapalı tutulmasına yarayan demir veya tahtadan araç.
Karga mandayı babası hayrına bitlemez : "bir kimse başkasına hizmet ediyorsa bunda kendisinin de çıkarı vardır" anlamında kullanılan bir söz.
Kaymağı seven mandayı yanında taşır : "sevdiği şeyden yoksun kalmak istemeyen kişi, onu sağlayacak araçları eli altında bulundurmalı ve bunun için gereken sıkıntılara katlanmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Üşüntü köpekler mandayı paralar : "birlikten güç doğar" anlamında kullanılan bir söz.
Geviş : Bazı hayvanların yutmuş olduğu yiyeceği ağzına getirip yeniden çiğnemesi.
Deri : İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek.
Siyah : Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü. Bu renkte olan. Kara, ak, beyaz karşıtı.
Yakın : Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Benzeyen, andıran, yaklaşan.
Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
Sığır : Anlayışsız, kaba saba kimse. Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı.
Camız : Manda.
Manda biti : Manda derisinde yaşayan ve boyu 4 mm. olabilen sokucu bit.
Manda hastalığı : Özel sporlusundan ileri gelen ve malaklarla sığırlarda görülen Güney Afrika hastalığı; koridor hastalığı.
Manda hastalığı sporlusu : Manda ve sığırlarda manda hastalığını meydana getiren alyuvar asalağı.
Manda öküzü : Çifte ya da arabaya koşulan erkek manda.
Mandadili : Bir çeşit kaktüs, kaynanadili.
Mandaeriği : İri, mor renkli, içi sarı, güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik.
Mandagöz : Mercanbalığı. Anlamsız bakan, iri gözlü kimse.
Mandagöz mercan balığı : Kemikli bauklar (Teleostei) takımının, izmaritgiller (Sparidae) familyasından, 40-60 cm kadar uzunlukta, gözleri büyük, Akdeniz'de yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, mercan balıkları (Sparidae) familyasından 60 cm kadar uzunlukta olabilen, gözleri büyük, Akdenizde yaşayan bir tür. (Pagellus centrodontus): Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının izmaritgiller (Sparidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 40-60 cm. Gözleri büyüktür. Akdenizde yaşar.
Mandak : Boynuzsuz koyun. Kuyruğu kıvrık koyun. Oyunda sayı, gol. Çocukların oyun oynamak için toprakta açtıkları küçük çukur.
Mandala : Demir ya da tahtadan yapılmış kapı sürgüsü. Saksı.
Manda ile ilgili Cümleler
- Mandal yere düşmüş.
- Giysilerimi mandallayarak asamam. Hava çok rüzgarlı.
- "Anne, mandallar nerede?" "Masanın üzerinde."
- Mandalların neredeyse yarısı kayıp.
- Kanton ve Mandarin arasında ne fark var?
- Çamaşırı mandallayarak asmak zorundayım.
- Halının üzeri mandal doluydu.
- Mandallar fotoğraf asmak için kullanılır.
- Annem perdeyi mandalla tutturdu.
- Mandalina satıyorlar mı?
- Manda bulmak zor oldu.
- Mandalinaların bir sürü C vitamini vardır.
- Dış kapının dış mandalı olmak istemiyorum.
- Mandallar kıyafet asmak için kullanılır.
Diğer dillerde Manda anlamı nedir?
İngilizce'de Manda ne demek? : [Manda] v. send, send off, send out, emit, give off, let out, drop; dispatch, despatch, forward, commit, consign
n. bequest; (Latin America) vow, pledge; solemn promise (Religion)
v. mandate, order, command; direct, instruct; draft; dictate; delegate; send, post; ordain
Fransızca'da Manda : buffle [le]; mandat [le]
Almanca'da Manda : n. Büffel, Wasserbüffel
Rusça'da Manda : n. буйвол (M), мандат (M)

Bu kısımda Manda nedir? Manda ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Manda tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Manda hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.