Be brief türkçesi Be brief nedir

  • Kısa kesmek.

Be brief ile ilgili cümleler

English: I'll be brief.
Turkish: Kısa ve öz olacağım.

English: I'll be brief and concise.
Turkish: Kısa ve özlü olacağım.

English: Be brief, please.
Turkish: Kısa kes, lütfen.

English: Please be brief.
Turkish: Lütfen kısa kes.

English: You should be brief.
Turkish: Kısa kesmelisin.

Be brief ingilizcede ne demek, Be brief nerede nasıl kullanılır?

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak. -dı. -di. Durmak. -dir. Anlamına gelmek. Bulunmak. Var olmak. Kalmak.

Brief : Gerekli bilgiyi vermek. Dava özeti. Brifing yapmak. Bilgilendirmek. Evrak. Avukat tutmak. Talimat. Ç.külot. Kısa ve öz. Avukat.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a ball of fortune : Şans topu olmak. Bir durumun kurbanı olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

İngilizce Be brief Türkçe anlamı, Be brief eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be brief ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curtail : Kesmek. Engellemek. Kısmak. Kısaltmak. Düşürmek. Azaltmak. Kısıntı yapmak.

Bobs : Aşağı yukarı sallanmak. Sallamak (kafa). Reverans yapmak. Ağzıyla yakalamaya çalışmak. Yarış kızağı kullanmak.

 

Bobbing : Sallamak (kafa). Reverans yapmak. Görüntü kırpışması. Ağzıyla yakalamaya çalışmak. Yarış kızağı kullanmak. İpek oltası. Olta bedeni ucunda sarı ve turuncu renklerde ipek kangalın bulunduğu, dişli balıkların avcılığında kullanılan, ülkemizde zargana balıklarının avcılığında yüzeyde çekilmek suretiyle av yapan kancasız bir olta. Aşağı yukarı sallanmak.

Curtails : Kısıntı yapmak. Kısaltmak. Kısmak. Kesmek. Azaltmak. Düşürmek. Engellemek.

Boil down : Kaynatıp özünü çıkarmak. Özüne indirgemek. Özetini çıkarmak. Suyunu çekmek. Kısmak. Kaynatarak azaltmak. Özü kalana kadar kaynamak. Kısaltmak. Kaynayarak suyunu çekmek.

Cut a long story short : Uzun lafın kısası. Lafı uzatmadan söylemek. Lafı fazla uzatmamak. Uzun sözün kısası.

Draw it fine : Abartmamak. Uzatmamak.

Truncate : Ucunu kesmek. Kesmek (bilgisayar). Kırpmak. Tepesini kesmek. Kesmek. Budamak. Parçasını kesmek. Tepesi kesik. Tepesini.

Make short work of : Çabucak yapmak. Problemini çabucak halletmek. Çabucak yenmek. Bir çırpıda yapmak. Çabucak bitirmek. Bir çırpıda yemek. Bir hamlede alt etmek.

Break short : Yarıda kesmek.

Be brief synonyms : cut short, cutting short, tell briefly, bob, curtailing.