Be in the doldrums türkçesi Be in the doldrums nedir

  • Can sıkıntısı çekmek.
  • Keyfi yerinde olmamak.
  • Rüzgarın esmediği bir bölgede bulunmak.
  • Efkarlı olmak.
  • Kesat olmak (işleri).
  • Durgun olmak.

Be in the doldrums ingilizcede ne demek, Be in the doldrums nerede nasıl kullanılır?

Be : Anlamına gelmek. -dır. Olmak. Bulunmak. Var olmak. Berylliumb (berilyum). Mal olmak. -di. Durmak. -dir.

In : Tutulan. Çok moda olan. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. İçinde. İç. Dahili. Gelmiş olan. De. Da.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Doldrums : Neşesiz. Bezginlik. Okyanusun ekvatora yakın durgun kısımları. Eşlek dolaylarında yer alan, hava devinimleri bakımından durgun alanlara verilen ad. Hüzün. Kasvet. Morali bozuk. Keyifsiz. Durgunlar.

Be in the air : Ortaya çıktı ve herkes tarafından hissedildi. Havada kokusu vardı. Havada(mutluluk vb. kokusu) olmak. Her yerde hissediliyordu. Çok yakında meydana gelecek olmak.

Be in the ascendant : Talih ve itibarı artmak. Hükmetmek. Yıldızı parlamak. Galip olmak. Yükselmek. İtibar kazanmak. Doğu ufkunda görünmek (yıldız veya gezegen). Egemen olmak.

Be in the army : Asker olmak. Askerde olmak.

 

Be in the bag : Çantada keklik olmak. Kati olmak. Kesin olmak.

Be in the ascendent : Hükmetmek. Yükselmek. Yıldızı parlamak. İtibarı artmak.

İngilizce Be in the doldrums Türkçe anlamı, Be in the doldrums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be in the doldrums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be at a standstill : Hareket etmemek. Kesilmiş vaziyette olmak. Duraklamış olmak. Kesilmek. Kımıldamamak. Durmak. İşlemez halde olmak. Durmuş vaziyette olmak.

Stagnate : Durgun yapmak. Hiç ilerlememek. Kesat olmak. Durgunlaşmak. Hiç gelişmemek.

Have the pips : Keyifsiz olmak. Efkar basmak. Sıkılmak.

Get up on the wrong side : Ters tarafından kalkmak.

Have the pip : Sıkılmak. Keyifsiz olmak. Efkar basmak.

Stagnated : Kesat olmak. Hiç ilerlememek. Durgunlaşmak. Durgun yapmak. Hiç gelişmemek.

Stagnating : Kesat olmak. Hiç ilerlememek. Hiç gelişmemek. Durgun yapmak. Durgunlaşmak.

Stagnates : Durgun yapmak. Durgunlaşmak. Hiç ilerlememek. Hiç gelişmemek. Kesat olmak.

Get the pip : Sinirlenmek. Canı sıkılmak. Sıkılmak.

Be in a bad mood : Havasında olmamak. Keyifsiz olmak.