Be on türkçesi Be on nedir

  • Tarafından ödenmek.
  • Açık olmak (elektrik veya ışık).
  • Yanmak.
  • Açık olmak.
  • Çalışmak (makine veya aygıt).
  • Oynamak.
  • Açık olmak (cihaz vb).
  • -den olmak.
  • Açık olmak (elektrik veya su veya gaz).
  • Ismarlanmak.

Be on ile ilgili cümleler

English: Ali always seems to be on the phone with Mary.
Turkish: Ali her zaman Mary ile telefonla görüşüyor gibi görünüyor.

English: Ali and I happened to be on the same train.
Turkish: Ali ve ben tesadüfen aynı trendeydik.

English: Ali asked Mary where she planned to be on Saturday evening.
Turkish: Ali Mary'ye Cumartesi akşamı nerede olmayı planladığını sordu.

English: "Please be on time." "I always am, aren't I?"
Turkish: "Lütfen zamanında gel." "Ben her zaman zamanında geliyorum, değil mi?"

English: A tsunami is coming, so please be on the alert.
Turkish: Bir tsunami geliyor, bu yüzden tetikte olun.

Be on ingilizcede ne demek, Be on nerede nasıl kullanılır?

Be : -dir. Olmak. -di. Var olmak. -dı. -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Durmak. Kalmak.

On : Civarında. Makbul. Yönünde. Hazır. E doğru. Çakırkeyif. Açık. Üzerinde. Olmakta olan. Devrede.

Be on a diet : Rejim yapmak. Perhiz yapmak. Diyette olmak. Rejimde olmak.

Be on a go slow : İşi yavaşlatmak.

 

Be on a good wicket : İyi durumda olmak.

Be on a pension : Emekli maaşı alıyor olmak.

Be on a par with : Değeri aynı olmak. Eşit olmak.

İngilizce Be on Türkçe anlamı, Be on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burn out : Yakıp kül etmek. Yanıp yokolmak. Söndürmek. Mahvolmak. Yakıp yok etmek. Tamamen yanıp kendi kendine sönmek. Yakmak. Bozulmak. Sönmek.

Broils : Kargaşa. Izgarada kızartmak. Pişmek. Kavga. Izgara yapmak. Tartışma. Kavrulmak. Gürültü. Izgara.

Broil : Tartışma. Kaynamak. Gürültü. Kavga. Izgara. Kargaşa. Çok sıcak olmak. Tavuk kızartmak. Kızartmak. Balık kızartmak.

Cavorted : Zıplamak. Hoplayıp sıçramak. Sıçramak. Hoplamak. Tepinmek.

Burns : Yanıp tutuşmak. Kansas eyaletinde şehir. Kızdırmak. Yanıklar. New york eyaletinde yerleşim yeri. Yakmak. Yanıp kül olmak. Wyoming eyaletinde yerleşim yeri. Alev almak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Be ruined : Harap olmak. Batmak. Yıkılmak. Haram olmak. Darma dağın olmak. Berbat olmak. Mahvolmak. Altüst olmak.

Be on fire : Gaza gelmek.

Cavort : Sıçramak. Tepinmek. Hoplamak. Hoplayıp sıçramak. Zıplamak.

Budge : Kımıldatmak. Kımıldanmak. Kıpırdamak. Yerinden oynatmak. Oynatmak. Kıpırdatmak. Hareket etmek. Yerinden oynamak. Hareket ettirmek.

Broiled : Izgarada pişirilmiş. Izgara yapmak. Izgarada pişmiş. Çok sıcak olmak. Kavrulmak. Izgarada kızartmak.

Be on synonyms : be hot, blow, act a part, act, cavorts, budges, daff, dances, dance, disport, budged, become invalid, acted, consume, dally with, catch fire, budging, coal, be done for, burn.