Be out of pocket türkçesi Be out of pocket nedir

  • Çok para harcamak.
  • Zararda olmak.
  • Parasız kalmak.
  • Zarar etmek.
  • Parası yetersiz kalmak.
  • Çok para kaybetmek.

Be out of pocket ingilizcede ne demek, Be out of pocket nerede nasıl kullanılır?

Be : Olmak. Durmak. Anlamına gelmek. Kalmak. Bulunmak. -dır. -dı. -dir. -di. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.

Out : Kendini belli etmek. Bayılmak. Yanmak. Dışarıda. Meydana çıkmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Nakavt etmek. Dışarı atmak. Çıkış.

Of : Karşı. -den. Li. -nin. -dan. İle ilgili. In. -li. Hakkında. Yüzünden.

Pocket : Cep. Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça. Gizlemek. Türküm. Cebe indirmek. Torba. Hazmetmek (hakaret). Cebe atmak. Bastırmak. Cebine atmak.

Be out of : Dışında olmak. Bitmek. Tükenmiş olmak. Kalmamak. Dışında bulunmak.

Be out of breath : Katılmak. Nefes nefese olmak. Soluk alamamak. Nefesi kesilmek. Soluk soluğa olmak. Soluk soluğa kalmak. Nefes nefese kalmak. Nefessiz kalmak. Soluğu kesilmek.

Be out of control : Frenlenemez olmak. Kontrolden çıkmak. Dizginlenemez olmak. Kontrolden çıkmış olmak.

Be out of a job : İşsiz kalmak. İşsiz olmak.

Be out of character : (bir davranış için) birinin karakterine uymamak. (bir davranış için) birinin her zamanki davranışlarına uymamak.

 

İngilizce Be out of pocket Türkçe anlamı, Be out of pocket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be out of pocket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take a bath : Duş almak. Banyo almak. Banyo yapmak. Yıkanmak.

Be in the red : Bankaya borcu olmak. Hesabında olandan fazla çekmek. Para kaybetmek. Borca girmek. Borçlu olmak. Bankaya borçlu olmak.

Run out of money : Para suyunu çekmek. Paraları bitmek veya tükenmek. Kesenin dibi görünmek. Parası bitmek.

Be in queer street : Uçan kuşa borcu olmak. Borca batmak. Başı dertte olmak. Borcu olmak. Zor durumda olmak.

Make a loss : Zarara sokmak. Ziyan etmek.

Have a thin time : (maddi olarak) dara düşmek. (parasal olarak) sıkıntıya düşmek. Darda olmak.

Be caught short : (aniden veya birden) tuvaleti gelmek. Meteliksiz kalmak. Abdesti gelmek. Parası çıkışmamak. Elinin altında bulunmamak. Sıkışmak. Tuvaleti gelmek. Yokluğunu çekmek. Parası yetmemek.

Be in a bind : Sıkışık durumda olmak. Başı belada olmak. Zorda olmak. Dara düşmek. Sıkıntıda olmak. Darda olmak. Başı dertte olmak.

Get into a jam : Dara düşmek. Kendini zor durumda bulmak. Zor duruma düşmek. Dar boğaza girmek. Darda olmak. Başı belada olmak. (parasal) sıkıntıya düşmek.

Be broke : Meteliksiz kalmak. Çulsuz olmak. İflas etmek. Parasız olmak.

Be out of pocket synonyms : be at a loss, go bust, take a beating, spend money like water.