Bereavement türkçesi Bereavement nedir
- Yoksun olma.
- Kaybetme.
- Kader.
- Matem.
- Kayıp (ölüm).
- Büyük kayıp.
- Sevilen birinin kaybedilmesi.
- Yitirme.
- Mahrumiyet.
- Ölüm nedeniyle kayıp.
- Yakınının ölümü.
- Yas.
Bereavement ingilizcede ne demek, Bereavement nerede nasıl kullanılır?
Bereavements : Kader. Ölüm nedeniyle kayıp. Yakınının ölümü. Mahrumiyet. Yas. Matem. Yitirme. Kaybetme. Yoksun olma. Sevilen birinin kaybedilmesi.
Bereave of : Yoksun bırakmak.
Bereave : Yoksun bırakmak. Elinden almak. Sevdiğini almak.
Bereaved : Yaslı. Yakınını kaybetmiş. Yakını ölmüş. Elinden bir sevdiği alınmış. Sevdiğini yitirmiş. Matemli. Elinden alınmış. Sevdiği yeni ölmüş. Yoksun bırakılmış. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş kimse.
Bereaved families : Yaslı aileler. Matemli aileler. Yas tutan aileler. Sevdikleri birini kaybetmiş aileler.
Bereaved family : Yas tutan aileler. Yaslı aileler. Sevdikleri birini kaybetmiş aileler. Matemli aileler.
The bereaved : Yakını ölmüş kimse. Yaslılar. Yakınını kaybetmiş kimse. Matemliler.
Bereaves : Sevdiğini almak. Yoksun bırakmak. Elinden almak.
Bereaved widow : Geride kalan yaslı eş.
İngilizce Bereavement Türkçe anlamı, Bereavement eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bereavement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mourning : Kederlenme. Yas giysisi. Ölenin ardından yanma, yakılma, üzülme; belirli bir süre geleneklerin gerektirdiği şeyleri yapma; toplumuna, topluluğuna göre değişen geleneksel kuralları, kaçınmaları yerine getirme. Matemli. Ağlama. Yas tutma. Ağıt. Acılı. Yas süresi.
Losings : Zarar gören. Kaybediş. Kaybeden. Kazançlı olmayan. Kaybetmiş.
Privation : Yoksundurma. İhtiyaç. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin belli bir süre spor yarışmaları, okul gezileri gibi etkinliklere katılmaktan alıkonması. Sıkıntı. Yokluk. Yoksulluk. Yoksunluk. Eksiklik.
Loss : Zarar. Heder. Kayboluş. Ziyan. Zayiat. Kaybolma. Zayi. Hasar. Telef.
Losing : Zarar gören. Kazançlı olmayan. Kaybedeceği belli olan. Kaybediş. Kaybeden. Kaybetmiş.
Deprivations : İhtiyaç. Azletme. Kayıp. Mahrum bırakma. Mahrum etme. Yoksunluk.
Doom : Hüküm vermek. Kaderi kötü olmak. Son bulmak. Lanet. Son. Zeval. Ölüm. Mahkum etmek. Akıbet.
Deprival : Yoksun bırakma. Yoksunluk. Mahrum etme. Mahrum kalma. Mahrum etme işi.
Dispensations : Bağışıklık. Dağıtım. Af. Hariç tutma. Vazgeçme. İdare. Bölme. Yazgı. Tertip. Dağıtma.
Dooming : Zeval. Yazgı. Lanet. Akıbet. Mahkum etmek. Kaderi kötü olmak. Hüküm vermek. Son bulmak.
Bereavement synonyms : mournings, destituteness, foreordainment, deprivals, lack of, destitute, feeling sorry, bereavements, deprives, sorrowfulness, destiny, dispensation, debarment, lamentation, foreordainments, destinies, deprivation, fate, sadness, fatal, destitution, deep mourning, privations, dooms, fatality, fates, dust and ashes, sorrows, sorrow, fatalities.
Bereavement ingilizce tanımı, definition of Bereavement
Bereavement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being bereaved. Esp., the loss of a relative by death. Deprivation.

Bu kısımda Bereavement kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bereavement ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bereavement anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bereavement ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.