Besting türkçesi Besting nedir

Besting ingilizcede ne demek, Besting nerede nasıl kullanılır?

Asbestine : Asbestos özellikleri olan. Asbestostan oluşan ve asbestos ileilgili olan. Asbestos özelliklerine sahip olan.

Bestial : Kaba. Acımasız. Yabani. Hayvanca. Barbar. Hayvan gibi. Hayvani. Canavarca. Kabaca. Zalim.

Bestialise : Bir kimsenin hayvan gibi davranmasına veya yaşamasına neden olmak (bestialize olarak da yazılır). Hayvana benzetmek. Vahşileştirmek. Canileştirmek. (britanya ingilizcesi) hayvanlaştırmak.

Bestialities : Canavarlık. Zalimlik. Sapkın mukarenet. Hayvanlarla cinsel ilişkiye girme. Kabalık. Hayvanlık. Bestiyalite. Vahşilik. Acımasızlık. Hayvanlarla cinsel ilişki.

Bestiality : İnsan-hayvan arasındaki cinsel ilişki. Hayvanlarla cinsel ilişki. Sapkın mukarenet. Canavarlık. Bestiyalite. Kabalık. Hayvanlık. Hayvanlarla cinsel ilişkiye girme. Zalimlik. Acımasızlık.

Bestialized : Hayvana benzetmek. Canileştirmek. (amerikan ingilizcesi) hayvanlaştırmak. Vahşileştirmek. Bir kimsenin hayvan gibi davranmasına veya yaşamasına neden olmak (bestialise olarak da yazılır).

Bestiaries : Hayvanlarla ilgili kitap. Hayvannameler. Hayvan davranışlarıyla ilgili kinayeli çalışma. Ortaçağda yazılan ve hayvanlara ait hikayeler içeren kitap.

 

Bestialize : Vahşileştirmek. Canileştirmek. (amerikan ingilizcesi) hayvanlaştırmak. Hayvana benzetmek. Bir kimsenin hayvan gibi davranmasına veya yaşamasına neden olmak (bestialise olarak da yazılır).

Bestially : Hayvani bir yöntemle. Vahşice. Hayvana yakışır bir şekilde. Hayvanca. Hayvana yakışır şekilde. Kabaca. Hayvan gibi.

Bestir yourself : Gayret et. Hareketlen. Canlan.

İngilizce Besting Türkçe anlamı, Besting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Besting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plenum : Basınçlı oda. Tüm üyelerin hazır bulunduğu toplantı. Genel kurul. Keson basınç hücresi. Doluluk. Herkesin katıldığı toplantı. Genel toplantı. Hava toplama kutusu. Bir madde ile dolu yer. Birleşik oturum.

Forum : Roma'da önemli işlerin görüldüğü alan. Forum. Pazar yeri (eski roma). Eski romalılar döneminde, kentlerde kamu işlerini görüşmek için halkın toplandığı alan. Oturum. Yetkili yargılık. Hukuk, eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Yargı çevresi. Toplantı. Toplu tartışma.

Preponderates : Ağır çekmek. Hakim olmak. Ağır basmak. Üstün olmak. Üstün gelmek. Ağır gelmek.

Classic : Yeni akımlar ve düşünceler karşısında, zaman aşımına uğramadan hala güncelliğini, tazeliğini koruyabilmiş yapıt, örnek : shakespeare'in yapıtları. aynı anlama gelmek üzere klasik terimi de kullanılabilir. Mükemmel. Alışılmış olan. Klasik eserler yazan yazar. Klasik yapıt. Klasik. Kaliteli. Klasikleşmiş. Değerini kanıtlamış yapıt.

Honeys : Sevgili. Tatlılık. Tatlı şey. Bitki özü. Balla tatlandırmak. Canım. Klas. Bal.

 

Be overcome : Sırtı yere gelmek. Alt olmak.

Optimum : En etkin. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. İdeal. Optimum. En yüksek. En uygun durum. En uygun. Erıiyi. Optimal.

Preponderating : Ağır gelmek. Ağır basmak. Üstün olmak. Ağır çekmek. Ağır basma.

Get even with : Öcünü almak. Acısını çıkarmak. Acısını çıkartmak. Biriyle ödeşmek. İntikam almak. Ödeşmek. Biriyle hesaplaşmak. Acısı çıkmak. Yapılan kötülüğün karşılığını vermek.

Bear down : Güç kullanmak. Kırmak (direnç). Çaba harcamak. Bastırmak. Gayret etmek. Ezmek.

Besting synonyms : group meeting, psychotherapy group, best, beats, banner class, gathering, superfine, preponderated, width, very, extinguishes, be current, overmatches, caucus, conference, extinguish, at the best, better yet, championing, overcome, experiment, first rate, of the first water, committee meeting, bludgeoned, abate, euchred, breadths, carry off, abates, the most, diameters, beat back.

Besting zıt anlamlı kelimeler, Besting kelime anlamı

Nonbeing : Var olmayan bir şey. Hiçlik. Olmama. Var olmama.

Absence : Yokluk. Uzakta olma. İşçilerin işe gelememesi. Bulunmama (bulunması gerekirken yerde). Gıyap. Dalgınlık. Bulunmama. Yitiklik. Eksiklik. Olmayış.

Nonexistent : Var olmayan. Varolmayan. Doğada tükenmiş. Yok.

Besting antonyms : existent, unsarcastic, impossibility, nonexistence.