Bilikli nedir, Bilikli ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Anlayışlı, akıllı, bilgili.

Bilikli anlamı, kısaca tanımı

Bilik : Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. [Bakınız: badi]. [Bakınız: bülüç]. Anaç tavuk. Kırık leblebi. [Bakınız: belit]. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. [Bakınız: belet, bélet]. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. [Bakınız: bülük]. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. [Bakınız: bilük]. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi

Bili : Bilgi.

Anlayışlı : Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.

Bilgili : Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.

Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

Akıllı : Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

 

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

Akıl : Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.

Diğer dillerde Biligrafine anlamı nedir?

İngilizce'de Biligrafine ne demek ? : biligrafine