Badi nedir, Badi ne demek

  • Ördek

Yerel Türkçe anlamı:

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz.

Hindi.

Ördek.

[Bakınız: badı]

Kaz ve ördek yavrusu. 4.bk. bibi (II)-

Köpek, köpek yavrusu.

Kaz.

Ufak mısır, cin mısırı.

Kedi yavrusu.

Vara yoğa, uluorta laf eden kimse.

Badi hakkında bilgiler

Badi, ünlü E.T. filminin Türkiye uyarlaması olan sinema filmi.

Uzaydan İstanbul'a gelen garip yaratık küçük Ali'nin evine gelir. Ali uzaydan gelen bu yaratıkla dost olur. İkisi arasındaki yakın ve samimi ilgi pek çok garip olaya neden olur. Yaratık Ali'yle birlikte 3 küçük çocukla birlikte kent üzerinde bir tura çıkar. "Badi"nin çocuklarla ilişkilerini anlatan filmde uzaylı yaratık dumanlar arasında kent üzerinde gözlerden kaybolur.

Badi ile ilgili Cümleler

  • Kendimi Breaking Bad'in sonunun gülünç bir şekilde aceleye getirildiğini düşünmekten alıkoyamıyorum - yine de çok güzel bir dizi ama daha iyi olabilirdi.
  • Nasıl badirelerden geçtiğimizi, dışlandığımızı, zorluklarla mücadele ettiğimizi anlamanızı istiyoruz.
  • Badigarda ihtiyacın olacak.

Badi anlamı, kısaca tanımı:

Badi badi yürümek : Ördek gibi iki yana sallanarak yürümek (gitmek, koşmak).

Badik : Palaz. Ördek. Kısa boylu.

Badikleme : Badiklemek işi.

Badiklemek : Ördek gibi iki yana sallana sallana yürümek.

 

Badikleşmek : Ördek gibi sağa sol yalpa vurarak yürüme eğilimi göstermek.

Badire : Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.

Badiye : Çöl.

Ördek : Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak. Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz. Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas).

Ünlü : Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı. Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

Film : Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Sinemalarda gösterilen eser.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Uyarlama : Uyarlanmış, adapte edilmiş. Uyarlamak işi, adaptasyon. Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uydurma. Birbirine uydurma.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı.

 

Uzay : Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

Badi badi yürümek : ördek gibi iki yana sallanarak yürümek (gitmek, koşmak). İlgili cümle: "“Hani biz bir çayırda arabayla geçerken bir boğa çıkageldi, köylü korkudan nasıl badi badi koşmaya başlamıştı?”" A. Ş. Hisar.

Badi bannak : İşaret parmağı

Badi parmak : İşaret parmağı

Badiç : Yeşil sebzelerin çiçekten hemen sonraki küçük hali Fasulye, bakla, mercimek gibi taze sebzelerin yeşil kısmı, tohum yatağı Yeşil fasulye bk. badıç (I)- 2.bk. badıç (I)- 3.bk. badış (I)-2.

Badigir : Tavan ve dam penceresi.

Badigüdü : Gevezelik, gürültülü, kaba konuşma, şamata, gürültü, patırdı

Badikleşme : Badikleşmek durumu.

Badila : El sepeti.

Badima : Yol kenarlarında biten, ufak yapraklı, yemeği yapılan bir ot.

Badimah : Yol kenarlarında biten, ufak yapraklı, yemeği yapılan bir ot.

Diğer dillerde Badi anlamı nedir?

İngilizce'de Badi ne demek? : [Badi] v. look after, take care of (someone or something); watch, pay attention, be careful, be alert

Fransızca'da Badi : canard

Almanca'da Badi : die Ente

Rusça'da Badi : n. утка (F), начало (N)

adj. ветреный