Blackfish türkçesi Blackfish nedir
- Karabalık.
- Yeniden çoğalmış dişi somon.
- Kuzey kutbu kuzey amerika'sı ile sibirya'da bolca rastlanan koyu renkli bir tatlı su balığı.
- Soğana benzer bir başı olan ve birleşik devletler'in atlantik kıyısında rastlanan siyah dişli bir balina (pilot whale {pilot balina, kara balina, kılavuz balina} olarak da bilinir).
- Alaska karabalığı.
Blackfish ingilizcede ne demek, Blackfish nerede nasıl kullanılır?
Blackface : Tiyatroda zencileri oynamak için kullanılan maske. Eskiden amerika'da beyaz tiyatro ve sinema sanatçılarının zenci taklidi yapmak için yüzlerini siyaha boyamaları. Siyah baskı. Siyah maske.
Blackfeet : Karaayak. Blackfeet (karaayaklar) (kuzey amerika yerli kabilesi) kabilesinden olan yerli kimse.
Blackflies : Küçük (kısmen siyah) suda yaşayan larvalı güçlü bir vücudu olan ve kuşlar insanlar ve diğer memelilerin kanını emen bir sinek. Sinek. Karasinek. Sivrisinek. Kara sinekler. Bitkilere saldıran bir böcek. Simuliidae ailesinde, nematocera alt takımında bulunan, kambur bir sırt ve 10-11 parçadan oluşan kısa küt bir antene sahip olup kara sinekler, bufalo tatarcıkları, hindi tatarcıkları gibi 600 türe sahip, dişilerinin ısırıkları insan ve hayvanları oldukça fazla rahatsız eden, küçük sineklerin bulunduğu aile. yalnızca dişi karasinekler insanlardan kan emer ve konaklarında ağrılı ısırıklara neden olarak strese sokarlar. larvaları yalnızca akarsularda geliştiklerinden, erişkin sinekler sulak bölgelerdeki sığır sürülerine saldırarak sığırlarda paniğe neden olurlar. karasinekler kanatlılara kan protozoonlarını bulaştırmalarının yanında esas önemleri filaryal helmintlere vektörlük yapmalarıdır, simuliidae. Tatarcık.
Blackfly : Küçük (kısmen siyah) suda yaşayan larvalı güçlü bir vücudu olan ve kuşlar insanlar ve diğer memelilerin kanını emen bir sinek. Sivrisinek. Tatarcık. Sinek. Karasinek. Bitkilere saldıran bir böcek.
Blackfoot : Karaayak. Teksas eyaletinde şehir. İdaho eyaletinde şehir. Blackfeet (karaayaklar) (kuzey amerika yerli kabilesi) kabilesinden olan yerli kimse.
Black and white : Siyah ve beyaz. Siyah beyaz resim. Siyah beyaz. Aklı karalı. Basılı şey. Yazı.
Scottish blackface sheep : İskoç kara yüzlü koyunu. Eski bir ingiliz ırkı olup dağlık yerlerde geliştirilmiş, vücudu orta irilikte beyaz, baş ve ayaklarda siyahlıklar bulunan, boynuzlu, süt ve döl verimi iyi olan koyun ırkı.
Black and white display : Renksiz ekran. Siyah-beyaz ekran.
Black and white camera : Siyah-beyaz görüntü yayınında kullanılan alıcı. renkli alıcı karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siyah-beyaz alıcı.
Black and blue : Mosmor. Morartı. Siyah-mavi. Çürük. Çürümüş. Morarmış. Yara bere içinde.
İngilizce Blackfish Türkçe anlamı, Blackfish eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blackfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tautog : Atlantik okyanusun kuzey amerika kıyılarında yaşayan bir balık türü.
Wrasse : Çırçırbalığı. Çırçır balığı. Bir balık türü. Lapina. Ördek balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, lapinagiller (labridae) familyasından, 25-35 cm kadar uzunlukta, yeşil, sarı renkte, vücudu yassı, akdeniz'de yaşayan bir tür.
Dolphin : Palamarlık baba. Delfin takımyıldızı. Palamarlık şamandıra. Yunusbalığı türünden balık. Yunus balığı. Yunusbalığı. Yunus balığı türünden balık. Yunus. Yunus (takımyıldızı). Palamar babası.
Tench : Sazangiller (cyprinidae) familyasından, ülkemiz tatlı sularında yaşayan bir tür. karabalık. Yeşilsazan. Birçok yassı solucanın, bu arada kedi karaciğer kelebeğinin ikinci (yardımcı) arakonakçılığını yapan sazangiller türü. Kilizbalığı. Kadife balığı. Yeşil sazan.
Bluefishes : Defneyaprağı. Sarıkanat. Lüfer balığı. Lüfer. Bir balık türü. Çinakop.
Butterfishes : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, genellikle denizlerin kıyı bölgelerinde yaşayan türleri olan bir familya. Tereyağı balığıgiller. Küçük yenilebilir balık. Tereyağı balığı.
Sablefish : Kuzey amerika pasifik okyanusu'na özgü siyah yenilebilir bir balık.
Bluefish : Lüfer balığı. Lüfer. Defneyaprağı. Çinakop. Sarıkanat. Bir balık türü.
Catfishes : Yayın balığı. Kedi balığı. Yayın balığıgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, kemik destekli keseliler (ostariophysi) alt takımından, uzun vücutlu, pulları olmayan, ağız çevresinde bıyıklar bulunan, amerika, afrika ve asya'da tatlı sularda yaşayan türleri olan bir familya. Arakonakçı olarak önemli türleri de bulunan balıklar familyası. Yayınbalığı. Yayınbalığıgiller.
Butterfish : Küçük yenilebilir balık. Tereyağı balığı.
Blackfish synonyms : tautoga, black whale, globicephala melaena, genus globicephala, tautoga onitis, genus tautoga, globicephala, pilot whale, common blackfish, catfish, tenches, candlefish.
Blackfish ingilizce tanımı, definition of Blackfish
Blackfish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small kind of whale, of the genus Globicephalus, of several species. The most common is G. melas. Also sometimes applied to other whales of larger size.

Bu kısımda Blackfish kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blackfish ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blackfish anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blackfish ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.