Blesser türkçesi Blesser nedir

  • Kutsayan kişi.

Blesser ingilizcede ne demek, Blesser nerede nasıl kullanılır?

Blessers : Kutsayan kişiler.

Blessed : Mübarek. Huzurlu. Bereketli. Kutsal. Kutlu. Allah'ın. Mutluluk veren. Kutsanmış. Mutlu.

Blessed be his soul : Tanrı ruhunu kutsasın (geleneksel olarak bir cenaze töreninde veya ölmüş bir kişi ardından söylenir). Huzur içinde yatsın. Tanrı kutsasın.

Blessed event : Bebeğin dünyaya gelmesi. Bebeğin doğumu.

Blessed sacrament : Eucharist. Kutsal komünyon (isa peygamber ve havarilerinin son akşam yemeği anısına düzenlenen hıristiyan töreni). Aşai rabbani (şarap içme ve ekmek yeme) ayini.

Single blessedness : Evlenmemiş bir insanın harika hayatı.

Being blessed with : İle kutsanmış olma. -a sahip olma. -sı bahşedilmiş olma.

The blessed virgin : Meryem ana. Meryemana. Hazreti meryem.

Blessed with : Sahip olan.

Blesses : Takdis etmek. Şükretmek. Kutsal saymak. Dua etmek. Hayırdua etmek. Kutsamak.

İngilizce Blesser Türkçe anlamı, Blesser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blesser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abate : Azaltmak. Hafiflemek. Dindirmek. Azalmak. Ceza indirimi yapmak. Eksilmek. Dinmek. Çekilmek. Hafifletmek. Yatıştırmak.

Shrivel : Kuruyup buruş buruş olmak. İçi geçmek. Kırışmak. Buruşmak. Pörsümek. Aciz duruma düşmek. Kırıştırmak. Aciz hale düşmek. Kırış kırış yapmak. Buruşturmak.

 

Ease off : Gevşemek. İnmek. Gerginliğini kaybetmek. Azalmak. Baskıyı azaltmak. Gevşetmek. Hafiflemek. Yavaşlamak.

Shrink : Çekmek. Büzmek. Büzülme. Azalmak. Ufalmak. Sinmek. Psikiyatrist. Suyu çekilmek. Büzülmek.

Remit : Günah çıkarmak. Affetmek. Yatıştırmak. Mola vermek. Hafiflemek. Para göndermek. Göndermek (para). Ötelemek. Bağışlamak. Hafifletmek.

Retard : Geciktirmek. Sürüncemede bırakmak. Yavaşlatmak. Gelişimini önlemek. Geriye bırakmak. Tehir etmek. Hızını kesmek. Gecikmek. Frenlemek. Alıkoymak.

Die away : Gürültü yavaş yavaş kesilmek. Ses azalmak. Kesilmek. Kısılmak. Sönmek. Gürültünün azalması. Kaybolmak. Azalmak. Solmak. Gittikçe kaybolmak.

Let up : Kesilmek. Dinmek. Durmak. Azalmak. Sakinleşmek. Dinmek (yağmur). Yumuşamak. Gevşemek. Kesilmek (yağmur). Sertliğini kaybetmek.

Devalue : Değerini düşürmek. Paranın değerini düşürmek. Devalüasyon yapmak. Devalüe etmek.

Flag : Geniş yassı taş. Güçsüzleştirmek. Canlılığını yitirmek. Bayraklamak. Monotonlaşmak. Bayrakla işaret vermek. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sarkmak. Flama. Bayrak çekmek.

Blesser synonyms : dwindle down, dwindle, slow, slow up, thin out, contract, deflate, dwindle away, slacken off, undervalue, change magnitude, hallowers, go down, vaporize, ease up, reduce, slow down, drop off, depreciate, shorten, shrivel up, decline, decoct, taper, hallower, break, de escalate, wane, fly, weaken, slack, fall, decelerate.

 

Blesser zıt anlamlı kelimeler, Blesser kelime anlamı

Greater : Daha önemli olan. Büyük. Daha büyük. Boyut veya alan olarak daha geniş.

Crescendo : Şiddeti gittikce artan. Kreşendo. Artış.

Strengthen : Güç kazanmak. Güçlenmek. Kuvvetlenmek. Güçlendirmek. Sağlamlaştırmak. Berkitmek. Yükseltmek. Pekitmek. Takviye etmek. Kuvvet vermek.

Blesser antonyms : appreciate, lengthen, increase, stretch, accelerate, inflate, expand.

Blesser ingilizce tanımı, definition of Blesser

Blesser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who blesses. One who bestows or invokes a blessing.