Greater türkçesi Greater nedir

  • Daha büyük.
  • Büyük.
  • Daha önemli olan.
  • Boyut veya alan olarak daha geniş.

Greater ile ilgili cümleler

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

English: Her knowledge of French is greater than mine.
Turkish: Onun Fransızca bilgisi benimkinden iyidir.

English: An integer is natural if and only if it is greater or equal to 0.
Turkish: Eğer tamsayı sadece sıfırdan büyük veya eşit ise tamsayı doğaldır.

English: A fool always finds a greater fool to admire him.
Turkish: Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.

English: His strength is much greater than that of an ordinary man.
Turkish: Onun gücü, sıradan bir insanınkinden çok daha büyüktür.

Greater ingilizcede ne demek, Greater nerede nasıl kullanılır?

Greater albania : Büyük arnavutluk.

Greater bulgaria : Büyük bulgaristan.

Greater bulgarian kingdom : Büyük bulgar krallığı.

 

Greater celandine : Kırlangıçotu. Kırlangıç otu.

Greater circulation : Kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan ana atardamar (aort) ile diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı. Büyük dolaşım.

Greater than : -den büyük. -den daha büyük.

Greater swiss mountain dog : İsviçre’den köken alan, günümüzde seyrek rastlanan, büyük, kemik ve kas yapısı gelişmiş, boyu yüksekliğinden biraz daha uzun, boyutlarına ve kilosuna göre köken aldığı dağlık topraklarda her türlü görevi yerine getirebilecek kadar çevik ve kıvrak, tüyleri kalın ve çift katmandan oluşan, ana siyah rengi üzerinde parçalar halinde koyu kırmızı ve beyaz renkte alanlar bulunan ve üç renkten oluşan, kulakları üçgen şeklinde ve düşük, güvenilir, sağlam, koruyucu ve bekçilik içgüdüleri kuvvetli, çalışmayı ve memnun etmeyi fakat saldırgan olmayan, hem yük çekmede hem de sürülerin güdülmesinde kullanılan, güçlü bir iş köpeği ırkı. İsveç büyük dağ köpeği.

Greater crotia : Büyük hırvatistan.

Greater than or equal to : Büyük eşit. Büyük veya eşittir. Büyük eşit işareti. Büyük-eşittir.

Greater middle east project : Büyük orta doğu projesi.

İngilizce Greater Türkçe anlamı, Greater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biggest : Önemli. Yüce. İri kıyım. Kapı gibi (argo terim). En büyük. Kocaman. Çok. İri. İri yarı.

 

Burning : Kızgın. Hararetli. İvedi. Acil. Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin, ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı. Yakma. Önemli. Fırınlama. Yanma.

Capital : Üretim olaylarına dayanak olan para. Anapara. Sermaye ile ilgili. Kapital. Ölüm. Coğrafya, iktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Başmal. Klasik ekonomiye göre, zenginliklerin yaratılmasında, ekonomik işlerin görülmesinde kullanılan ve bir üretim birimi ya da işletme için zorunlu olan özdeksel nesneler. 2-marksçı ekonomiye göre, ücretli işçi çalıştırmanın ve böylece artık değeri almanın aracı. Mükemmel.

Bigger : Önemli. Yüce. İri yarı. Kapı gibi (argo terim). İri kıyım. İri. Çok. Kocaman.

Bulkier : Daha hantal. Kocaman. İri. Hantal. Daha iri.

Ample : Çok. Kafi. Heybetli. Geniş. Bol bol yetecek kadar. Bol. Gerektiğinden çok. Etraflı. İri.

Almighty : Müthiş. Yüce. Çok büyük. Süper. Tek güç. Sınırsız gücü olan. Tanrı. Son derece. Herşeye kadir.

Ambitious : Azimli. İstekli. Haris. Bir şeyi başarma tutkusuyla yanıp tutuşan. İhtiraslı. Hevesli. Çok istekli. Tutkun. Arzulu.

Ampler : İri. Çok. Yeterli. Bol bol yetecek kadar. Etraflı. Geniş. Heybetli. Kafi. Bol.

Larger : Geniş. Daha geniş. İri.

Greater synonyms : capacious, bulky, amplest, colossal, big, bulkiest, burnings.

Greater zıt anlamlı kelimeler, Greater kelime anlamı

Lesser : Daha küçük. İkinci derecedeki. Daha az önemli. Daha az. Kiralayan. Küçük olanı.