Greater circulation türkçesi Greater circulation nedir

  • Büyük dolaşım.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan ana atardamar (aort) ile diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı.

Greater circulation ingilizcede ne demek, Greater circulation nerede nasıl kullanılır?

Greater : Boyut veya alan olarak daha geniş. Daha büyük. Daha önemli olan. Büyük.

Circulation : Sirkülasyon. Dağıtım. Dolanım. Devretme. Piyasadaki para miktarı. Tiraj. Bir sıvının, kanın veya sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal içinde bir yönde sürekli hareketi, sirkülasyon. Bitki, biyoloji, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dolaşım (kan veya hava için). Tedavül (para için).

Greater albania : Büyük arnavutluk.

Greater bulgaria : Büyük bulgaristan.

Greater bulgarian kingdom : Büyük bulgar krallığı.

Greater celandine : Kırlangıçotu. Kırlangıç otu.

İngilizce Greater circulation Türkçe anlamı, Greater circulation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greater circulation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Systemic circulation : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Büyük kan dolaşımı. Sistemik dolaşım. Besinleri dokulara taşımak ve artık maddeleri dokulardan uzaklaştırmak amacıyla kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan aortayla diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı, sistemik dolaşım, periferik dolaşım.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Greater circulation synonyms : aardvarks, aardwolf, aardvark, acacia, a protein, abiotic factor, a cell.