Biggest türkçesi Biggest nedir
Biggest ile ilgili cümleler
English: "Which is the biggest among the Brazilian cities?" "The biggest city in Brazil is Sao Paulo".
Turkish: "Brezilya şehirleri arasında en büyük hangisi?" "Brezilya'da en büyük şehir Sao Paulo'dur."
English: Brazil is the biggest country in South America.
Turkish: Brezilya Güney Amerika'nın en büyük ülkesidir.
English: A pillow at six o'clock in the morning has got the biggest gravity in the world.
Turkish: Sabah altıda, bir yastık dünyadaki en büyük cazibeye sahiptir.
English: Ali says that's my biggest fault.
Turkish: Ali bu benim en büyük hatam diyor.
English: Bill boasts of owning the biggest car in the neighborhood.
Turkish: Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.
Biggest ingilizcede ne demek, Biggest nerede nasıl kullanılır?
Biggest of its kind : Çeşidinin en büyüğü. Türünün en büyüğü. Kendisine benzeyenler içinde en büyüğü.
Biggest toad in the puddle : Baskın kimse. Bulunduğu grubun diğer üyelerini sindiren kimse. Önemsiz bir topluluğun en önemli kişisi. Güçlü kimse. Küçük veya önemsiz bir topluluktaki en önemli kişi. Bir topluluktaki en önemli kimse.
Bigger : Kocaman. Kapı gibi (argo terim). İri. Büyük. Önemli. Yüce. İri kıyım. Daha büyük. Çok. İri yarı.
Bigger than life : Abartılmış. Gerçek boyutunda olmayacak kadar büyük olan. Destansı. Aşırır derecede ünlü ve önemli. Gerçeküstü. Epik ve efsanevi özellikleri olan. Hayattan daha büyük. Gerçek hayatta rastlanamayacak.
Biggety : Kibirli. Kurumlu. Gururlu. Kendini beğenmiş. Burnu büyük.
Biggish : Büyükçe.
Far bigger : Çok daha iri. Ebat veya derece olarak daha büyük.
Big bellied : Koca göbekli. Büyük göbekli. Şişko. Şişman. Kilolu. Toparlak.
Biggin : Çocuk takkesi. Çocuk başlığı. Çocuk tekkesi. (eski kullanım) gece başlığı. Gece takılan takke. Süzgeçli kap.
Big belly : Şiş göbek.
İngilizce Biggest Türkçe anlamı, Biggest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Biggest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Paramount : Azam. Rütbece üst olan. Faik. En önemli. Heybetli. Üst. En yüksek. Üstün. Olağanüstü.
Loftier : Yüksek. Çalımlı. Ali. Azametli. Mağrur. Afili. Ulvi. Gururlu. Kibirli.
Burnings : Yakış. Mühim. Kızgın. Şiddetli. Yakma. Fırınlama. Yanma. Yakıcı. Yanan.
Maximal : En fazla. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Büyükçe. Enbüyük. Azami. Maksimal.
Maximums : Maksimum. Azami. En fazla. En yüksek. En çok. En çok en büyük.
A raft of : Pek çok. Bir yığın. Bir sürü. Yığınla.
A whale of : Çok büyük.
Burliest : Palavracı. Çam yarması gibi. Cüsseli. İrikıyım. Kapı gibi. Yapılı. Güçlü kuvvetli.
Convey : (bilgi) aktarmak. Bildirmek. İblağ etmek. Açığa çıkarmak. İletmek. Taşımak götürmek. Nakletmek. Devretmek. Getirmek. Götürmek.
A great number of : Epey. Bir sürü. Oldukça çok. Çok sayıda.
Biggest synonyms : corpulent, circumspect, hulking, cyclopean, beefy, cardinal, a great deal, ruling, a lot, biblical, burly, a good deal, biggie, exalted, make out, ample, heftiest, eminent, intimate, beefier, amplest, emphatic, ampler, hint, honorable, colossal, hunk, supreme, burning, enormous, largest, advert, empyrean.
Biggest zıt anlamlı kelimeler, Biggest kelime anlamı
Small : Küçücük. Önemsiz. Mini. Mütevazi. Minik. Mütevazı. Ufak tefek. Küçük. Alçak. Arka.
Little : Genç. Cici. Küçük. Be.az miktarda. Ufak. Kısa. Hemen hemen hiç. Birazcık. Azıcık. Az.
Contraindicate : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.
Biggest ingilizce tanımı, definition of Biggest
Biggest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Big.

Bu kısımda Biggest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Biggest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Biggest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Biggest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.