Maximums türkçesi Maximums nedir

Maximums ingilizcede ne demek, Maximums nerede nasıl kullanılır?

Maximum a posteriori procedure : Map yordamı. Ençok sonsal yordam.

Maximum absorbed dose : Soğrulmuş maksimum doz. Demet ekseni üzerinde soğrulan dozun maksimum değeri.

Maximum adjusting screw : Maksimum ayar vidası. Azami ayar vidası.

Maximum and minimum thermometer : Maksimum ve minimumlu termometre. Maksimum ve minimum termometre.

Maximum aperture : Alıcı ışık düzengecinin en son açılma noktası; yaklaşık olarak, açıklıkla aynıdır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. En son açıklık.

Maximum brake horsepower : Maksimum fren beygirgücü. Azami fren beygirgücü.

Maximum available gain : Elde edilebilir en büyük kazanç.

Maximum contaminant levels mcl : Bir maddenin yasayla içme suyunda izin verilen ve insan sağlığına risk oluşturmadığı belirlenen en yüksek düzeyi. Maksimum kontaminant düzeyi.

Maximum balanced fishing : Maksimum dengeli av. Balık stoklarının verimliliği korunarak en çok seviyede yapılan av.

Maximum connections : En fazla bağlantı.

İngilizce Maximums Türkçe anlamı, Maximums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maximums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Upper limit : Üst limit. İzin verilen en yüksek seviye. Üst sınır.

At the furthest : Olsa olsa.

Extremum : Son derece aşırı uçtaki mümkün olan değer veya miktar. Ekstrem nokta. Ekstremum. Uçdeğer. Ektremum. Bir işlevin, türevi sıfır olunca aldığı değer. Ortanın en uzagında olan nokta. En-uç değeri. Zirve noktası.

Largest : En geniş. Geniş. Çok büyük. Büyük. İri.

Optimum : Optimum. Bir organizmanın tam gelişmesi için en uygun bir seri çevre faktörü. en iyi cevabın elde edildiği nokta. İdeal. Herhangi bir organizmanın büyümesine en elverişli olan sıcaklık, ışık veya gıda v.s. nin yeterli miktarda olması, en uygun, en iyi, optimal. En etkin. En yerinde. En uygun. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. En iyi.

Optimums : Optimal. En etkin. İdeal ortam. En yerinde. En iyi. En uygun. İdeal. En yüksek değer. En uygun durum.

At the outside : Olsa olsa. Taş çatlasa. Taş çatlasın.

Peak : En yoğun olduğu durum. Tepe. Bilgisayar, coğrafya, fizik, iktisat alanlarında kullanılır. Zirveye çıkmak. Doruğa tırmanmak. Pik yapmak. Şapka siperi. Genç dağlık kitlelerde ince uçla son bulan tepelere verilen ad. Uç. Tepe noktası.

Ruling : Karar. Cetvelle çizme. Çizgi (cetvelle). Yönetme. Belli başlı. Geçerli. Yargı. En başta gelen. Hakim olan. Egemen.

Utmosts : Elinden gelen çaba. Olanca. En uzak. Son nokta. En son. Son derece. Elden gelen en büyük (gayret).

Maximums synonyms : large indefinite quantity, large indefinite amount, ultimate, at the utmost, maximus, maxima, supreme, maximal, mainly, maximals, the highest, biggest, the largest, chiefly, most, greatest, maximum, mosts, mostly, at the farthest, at the very most, utmost, record high, paramount, crowning, furthest, highest, at most, topmost, at best, at the most, first, apogean.

 

Maximums zıt anlamlı kelimeler, Maximums kelime anlamı

Minimum : Minimum değer. Bir değişkenin alabileceği en düşük değer, enk. En küçük. En az. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin indiği en düşük değer. güneşte leke bolluğunun en az olduğu, bir değişen yıldızın en sönük bulunduğu zamanki değerler vb. En düşük derece. Bir işlevin yakınlarında bulunan noktalara bakınca en düşük değerini aldığı nokta; işlevin beleninde türevi sıfır değer alır. Kısa. Belen. Asgari.

Minimal : En küçük. Kısa. En düşük. En az. En aşağı. Asgari. Enküçük. Bir değişkenin alabileceği en düşük değer, enk. Minimum.