Ruling türkçesi Ruling nedir

  • Hüküm.
  • En önemli.
  • Yöneten.
  • Çizgi (cetvelle).
  • En başta gelen.
  • En güçlü.
  • Geçerli.
  • Mahkeme kararı.
  • Yönetme.
  • Cetvelle çizme.
  • Belli başlı.
  • Cari.
  • Başlıca.
  • Resmi karar.
  • Yargı.
  • Hakim olan.
  • En büyük.
  • Yönetim.
  • Karar.
  • İdare.
  • Egemen.

Ruling ile ilgili cümleler

English: The ruling party is running a smear campaign against the opposition.
Turkish: İktidar partisi muhalefete karşı bir karalama kampanyası yürütüyor.

English: The ruling class will not surrender its power.
Turkish: Egemen sınıf yetkilerinden vazgeçmez.

English: Fight back against the oppression of the ruling elite.
Turkish: Yöneten seçkinlerin zulmüne karşı direnin.

English: The ruling party pushed its tax bill through.
Turkish: İktidar partisi vergi yasa tasarısını kabul ettirdi.

Ruling ingilizcede ne demek, Ruling nerede nasıl kullanılır?

Ruling party : Gücü elinde bulunduran politik grup. İş başında olan siyasi grup. İktidardaki parti. Halihazırda bir hükümette yer alan ve yöneten büyük parti. Hükümet partisi. Yönetici parti. İktidar partisi.

Ruling pen : Tirlin. Çizgi kalemi. Ayarlı kalem.

Ruling price : Cari fiyat. Piyasa fiyatı.

Appeal a ruling : Bir mahkeme kararının değiştirmesi için açılan dava. Mahkeme kararı temyiz etme.

Old ruling : Yargılamak için çoğu kez esas alınan hukuk örneği.

 

Cavum glomeruli : Bowman kapsülünün dış ve iç yaprağı arasındaki boşluk. süzülen sıvı bu boşluktan proksimal tübüle geçer. Glomerul boşluğu.

Capsula glomeruli : Böbrekte glomerulus yumağını çevreleyen, korpuskulum renalenin dışında kılcal damarları saran, paries eksternus ve paries internus adı verilen, iki yapraktan oluşan, idrar kanalının genişlemiş başlangıç noktası. Bowmankapsülü.

Rulings : Mahkeme kararı. Resmi hükümler. Cetvelle çizme. Hüküm. Yargı. İdare. Çizgi (cetvelle). Resmi karar. Yönetim.

Glomerulitis : Glomerulitis. Glomerülit. Glomerulusun, böbrek yumağının yangısı.

Misruling : Kötü yönetmek. Karışıklık. Kötü yönetim. Kötü hükümet.

İngilizce Ruling Türkçe anlamı, Ruling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Directorship : Direktörlük. Müdürlük makamı. Müdürlük. Müdüriyet. Amirlik.

Orthodox : Ortodoks. Doğru. Tam. Kabul edilmiş. Uygun. Herkesin inandığına inanan. Akılcı. Geleneksel.

Chancellery : İdari işler. Kançılarya. Yüksek mahkeme. Elçilik kançılaryası. Rektörlük.

Flowing : Dökümlü. Akma. Kullanışlı (gemi). Akan. Akıntılı. Seyelan. Kolay. Dalgalı. Akış. Akıcı.

Dominated : Hakim olunan. Nazır olmak. Hükmedilen. Egemen olmak. Egemenlik kurmak. Hakim olmak. Hükmetmek. Nüfuzlu olmak. Boyunduruğu altına girmiş.

Attainture : İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Azarlama. Yüz karası. Gözden düşme. Rezalet. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaybetmesi. Şerefsizlik. Ayıplama.

 

Prime : En kaliteli. Aster sürmek. Ne söyleyeceğini öğretmek (tanığa). Suyla doldurarak kullanıma hazırlamak. Astar sürmek. Astar çekmek. En iyi. Kurmak.

Judgments : Yargılama. Ahkam. Düşünce. Tahmin. Sağduyu. Mahkeme kararları. Muhakeme. Kanı. Hükümler.

Largest : Büyük. Azami. İri. En geniş. Geniş. Çok büyük.

Cardinal : Baş. Önemli. Asıl. Kardinal kuşu. Ana. Katolik başpapazı. Parlak kırmızı. Esas.

Ruling synonyms : administration, maximum, dominant, far out, attitude, leading, maximus, dom, dirigent, ascendants, greatest, elementals, maximal, primary, conclusion, essential, regime, verdicts, adjudgement, available, deciders, conns, constancy, authority, wielders, judicial decision, biggest, managing, maximums, ascendent, in chief, dominants, decision.

Ruling zıt anlamlı kelimeler, Ruling kelime anlamı

Powerless : Zebun. Nüfuzsuz. Aciz. Güçsüz. Beceriksiz. Zayıf. Kudretsiz. Elinden bir şey gelmez. Kuvvetsiz.

Ruling ingilizce tanımı, definition of Ruling

Ruling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Reigning. As, a ruling passion. Controlling. A ruling sovereign. Predominant. The act of one who rules. Ruled lines. Chief.