Ruling price türkçesi Ruling price nedir

Ruling price ingilizcede ne demek, Ruling price nerede nasıl kullanılır?

Ruling : Başlıca. Yargı. Yönetim. İdare. En büyük. Egemen. Cari. En başta gelen. Mahkeme kararı. Cetvelle çizme.

Price : Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Ücret. Kıymet. Eder. Değer biçmek. Fiyat. Fiyatını belirlemek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değer.

Ruling party : İktidardaki parti. İktidar partisi. Halihazırda bir hükümette yer alan ve yöneten büyük parti. Hükümet partisi. Yönetici parti. İş başında olan siyasi grup. Gücü elinde bulunduran politik grup.

Ruling pen : Tirlin. Ayarlı kalem. Çizgi kalemi.

Rulings : Çizgi (cetvelle). Hüküm. Yargı. Resmi hükümler. Mahkeme kararı. Yönetim. Cetvelle çizme. Resmi karar. İdare.

Accounting price : Bir mal, üretim faktörü ya da dövizin gerçek toplumsal değeri veya fırsat maliyeti olarak olarak hesaplanan ve genellikle piyasa fiyatından farklı olan fiyatı. Gölge fiyat. Muhasebe fiyatı.

İngilizce Ruling price Türkçe anlamı, Ruling price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruling price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Market value : Gerçek eder. Herhangi bir iktisadi değeri piyasada satın alabilmek için tüketicilerin ödedikleri parasal bedel. Pazar değeri. Genelsatak durumu hakkında bilgili olan alıcılarla satıcılar arasında yapılan pazarlık sonucu oluşan eder ya da değer. Sürüm değeri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rayiç değeri. Bir alıcının, bir satıcıya, özgür pazar koşulları içinde, toprak karşılığında ödemeye istekli olduğu ve genellikle, kamulaştırma işlemlerinde, vergileme amacıyla yapılan yazımlarda kullanılan değer. Piyasa rayici.

Quotation : Geçer değer. Fiyatlandırma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Fiyat (teklif olarak verilen). Tekrarlama. Bir şirkete ait taşınır değerlerin borsada işlem görmesine izin verilmesi. belirli bir tarihte döviz veya taşınır değerler borsalarında aracıların belirleyerek ilan ettikleri döviz ya da taşınır değerin alış ve satış fiyatı. Aktarma. Alıntı. Parça.

Quotations : Aktarma. Maliyet belirleme. İktibas. Tekrarlama. Alıntılar. Fiyatlandırma. Söz alıntıları. Geçerli fiyat.

Current price : Paranın satın alma gücündeki değişiklikleri yansıtmayan fiyat. bk. piyasa fiyatı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Güncel fiyat. Alım ve satımda yürürlükte olan değer. Geçer fiyat. Rayiç kıymet. Rayiç fiyat. Rayiç. Geçerli eder.

Asking price : Liste fiyatı. Pazarlık fiyatı. Satıcının istediği fiyat. Satıcının malını satmak istediğini belirttiği miktar. Teklif fiyatı. Fiyat teklifi.

Market price : Pazar fiyatı. Piyasa rayici. Rayiç fiyat. Herhangi bir iktisadi değeri piyasada satın alabilmek için tüketicilerin ödedikleri parasal bedel. Piyasa değeri. Genel satakta özgür yarışımın etkisiyle ortaya çıkan eder. Pazar rayici. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Genel satak ederi.