Blinks türkçesi Blinks nedir
- Kırpıştırmak.
- Görmemezlikten gelmek.
- Titreşerek parlamak.
- Kaçınmak.
- Kırpmak.
- Yanıp sönmek.
- Yanıp sönmek (ışık).
- Pırıldamak.
- Küçük marul (hindistan'ın kuzey bölgesine özgü).
- Göz kırpmak.
- Göz yummak.
Blinks ingilizcede ne demek, Blinks nerede nasıl kullanılır?
Blink at : Görmemezlikten gelmek. Şaşırmak. Göz yummak. Şoke olmak. Şaşkınlıklara düşmek. Hayret etmek. Göz atmak.
Blink microscope : Pırıldaklı mikroskop.
Blink of an eye : Göz kırpma.
Blink rate : Göz kırpma oranı. Yanıp sönme hızı. Yanıp sönme oranı.
Cursor blink rate : İmleç yanıp sönme hızı.
Blinkered : Okunaksız. At gözlüğü takmış. Dar görüşlü. Örtbas edilmiş. Göremeyen. Bağnaz. Geri kafalı.
Blink : Işıldamak. Görmemezlikten gelmek. Göz yummak. Yanıp sönmek. Kaçınmak. Göz kırpmak. Kırpıştırmak. Pırıldamak. Göz ardı etmek. Parlamak.
Blinkers : Güneş gözlüğü. At gözlüğü. Göz siperi. At gözlülüğü.
Blinker lamp : Çakar ışıtacı. İmdat sinyali lambası. Yardım taşıtlarının üst bölümlerinde bulunan, başka araçları uyarmak için kısa aralıklarla yanıp sönen ışıtaç.
Blinked : Işıldamak. Göz yummak. Göz kırpmak. Parlamak. Göz ardı etmek. Yanıp sönmek. Kaçınmak. Titreşerek parlamak. Kırpıştırmak. Kırpmak.
İngilizce Blinks Türkçe anlamı, Blinks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blinks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Condoning : Örtmek. Affetmek. Bağışlamak. Kusura bakmamak. Onamak. Tasvip etmek. Görmezlikten gelmek. Hoş görmek. Telafi etmek.
Connives : Suç ortağı olmak. Entrika çevirmek. Hoş görmek. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Hoşgörmek. Arkasından gizlice iş çevirmek. Hoş karşılamak. Gizlice işbirliği yapmak.
Nictates : İma etmek. Üstü kapalı söylemek.
Begged : İstirhamda bulunmak. Yalvarmak. Dilenmek. Dilemek. Mendil açmak. Sakınmak. İtiraf etmek. İstemek. Arka ayakları üzerinde durmak.
Pare : Soymak (kabuğunu). Kabuğunu soymak. Kabuğunu soymak (elma vb.). Tırnak kesmek. Yontmak. Kısmak. Kesmek (tırnak). Kesmek (tırnak veya peynir kabuğu vb'ni). Soymak (elma vb.).
Cut : Kesmek. İndirimli. Kesik. Sapmak. Yontmak. Kamçılamak. Kurgulamak. Hadım etmek. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Blink at : Şaşırmak. Şaşkınlıklara düşmek. Göz atmak. Şoke olmak. Hayret etmek.
Gleams : Parıldamak. Işımak. Işıldamak. Parıltı. Parlaklaşmak. Parlamak. Işın yaymak. Yalkı.
Glittered : Işıltı. Parlaklık. Parıltı. Göz almak. Parıldamak. Göze çarpmak. Işıldamak. Pırıltı. Parlamak.
Baulked : Durdurmak. Ayak diremek. İnatla yürümemek. İnat etmek. Duraksamak. Engellemek.
Blinks synonyms : blinking chickweed, water chickweed, montia lamprosperma, indian lettuce, connived, make eyes at, condone, dissembled, batted, glints, abstentious, nictitate, bat the eyes, baulks, avoided, nictitating, winked, balks, bickers, avert from, gleamed, balking, made eyes at, glinted, bat, glisten, blink, baulking, nipped, nictitates, bend the rules, avoid, colluded.

Bu kısımda Blinks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blinks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blinks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blinks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.