Blocked türkçesi Blocked nedir

  • Tıkalı.
  • Kullanımına izin verilmeyen.
  • Kapalı.
  • Bloke edilmiş.
  • Bloklanmış.
  • Engellendi.
  • Öbeklenmiş.
  • Bloke.

Blocked ile ilgili cümleler

English: A fallen tree blocked the way.
Turkish: Devrilmiş bir ağaç yolu kapattı.

English: A fallen tree blocked the path.
Turkish: Düşmüş bir ağaç patikayı kapadı.

English: A curtain of mist blocked our view.
Turkish: Bir sis perdesi bizim görüşümüzü engelledi.

English: A car lying on its side blocked the passage.
Turkish: Yan yatan bir araç geçişi engelledi.

English: Ali blocked Mary's punch and kicked her again.
Turkish: Ali Mary'nin yumruğunu bloke etti ve ona tekrar tekme attı.

Blocked ingilizcede ne demek, Blocked nerede nasıl kullanılır?

Blocked account : Bloke hesap. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir ödemeyi gerçekleştirmek amacıyla tutulan ve bu yüzden kullanımı yasaklanmış hesap. Dondurulmuş mevduat. Tutuklu sayışım. Herhangi bir nedenle iyesince paraya ilişkin sayışım. Kullanımı durdurulmuş banka hesabı. Kullanımı yasaklanmış banka hesabı. Bloklanmış hesap. Durdurulan hesap.

Blocked check : Bloke çek. Durdurulan çek. Düzenleyicisinin tek taraflı kararıyla ödenmesi durdurulmuş çek. bir yetke tarafından el konulan çek. krş. bloke çek.

 

Blocked currency : Tutulu para. Durdurulan para. Bloke edilmiş paralar. Bloke edilmiş para. Kambiyo denetimi uygulanan ülkelerde çevrilgenliği kısıtlanan ve yurtdışına çıkarılması yasaklanan ulusal para. Bloke para. Yönetimsel bir sakıntıyla yabancı bir ülke parasına çevrilmesi yasaklanan para. bankadaki paranın kullanılmaması için tüzel örgütlerce para üzerine konulan geçici durdurma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Be blocked : Bloke edilmek. Bloke olmak.

Being blocked : Engellenmiş olma. Engellenme.

Block and tackle : Palanga. Palanga destekleri. Pano askılarını tutan halatları hareket ettiren makaraların iki yanındaki tahta ya da çelik destekler. Palanga takımı. Makara takımı. Kaldırma indirme palangası.

Unblocked : Bloklanmamış. Debloke etmek. Engeli kaldırmak. Öbeklenmemiş.

Receptor blocker drug : Reseptör bloke edici ilaç. Almaç engelleyici ilaç.

Blocker : Önleyici. Bloke eden şey. Blokör. Önleyen şey. Tutan şey. Blok yapan oyuncu. Sıkıcı. Tutucu. Blok oyuncusu. Bloke edici.

Histamine receptor blocker drug : Histamin almaçlarını (h1, h2 vb.) kapatarak histaminin etkisini önleyen ilaç. Histamine almaç engelleyicisi ilaç.

İngilizce Blocked Türkçe anlamı, Blocked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blocked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confined : Sarılmış. Sınırlı. Sınırlanmış. Loğusalık yatağında olan. Hapsedilmiş. Loğusa. Sınırlandırılmış. Kapatılmış. Kuşatılmış.

Occluded : Kapatmak. Emmek (gaz). Önlemek. Tıkamak. Kapamak. Kesmek.

Cliquiest : Özel. Ayrıcalıklı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen).

 

Cloudy : Damarlı (ağaç). Kapanık. Muğlak. Gölgeli. Bulanık. Dumanlı. Belirsiz. Töhmet altında. Açık olmayan.

Out of use : Kullanılmayan. Geçersiz. İşlemez. Adet olmayan. Kullanım dışı. Hizmet dışı. Modası geçmiş.

Cliquy : Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Özel. Ayrıcalıklı.

Engorged : Tıkanık. Tıkanmış.

Cloudiest : Hareli. Muğlak. Damarlı (ağaç). Dumanlı. Gölgeli. Belirsiz. Açık olmayan. Töhmet altında. Bulanık.

Backhanded : İki anlamlı. Elin tersi öne doğru olduğu halde yapılan. Belirsiz. Sola yatık (yazı). Sinsice. Sola yatık yazı. Elin tersiyle yapılan. Elin tersiyle yapılan (vuruş). Elin tersiyle yapılan vuruş.

Cryptic : Şifreli. Gizli. Kriptik. Örtük. Esrarlı. Gizemli. Mestur. Hafi. Örtülü.

Blocked synonyms : obstructed, stuffy, choked up, stuffier, stuffed up, plugged, closer, clogged, stuffiest, stuffed, fouled, congested, cliquier, closed, bunged up, collapsed, covered, cloudily, infarcted, denied, cloudier, earmarked, cliquey.

Blocked zıt anlamlı kelimeler, Blocked kelime anlamı

Open : Kısık olmayan (ses). Dürüst. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Açık (kapı). İçten. Bildirmek. Ferah. Açık. Açılmak. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır.

Unobstructed : Kapatılmamış. Engelsiz. Açık. Tıkanmamış. Tam. Engellenmemiş.