Blood letting türkçesi Blood letting nedir
Blood letting ingilizcede ne demek, Blood letting nerede nasıl kullanılır?
Blood : İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Adam öldürme. Kan bağı. Akrabalık. Yapı. Soy. Asalet. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Dem. Kan.
Letting : Kiraya verme. Bir şeyin girmesine veya geçmesine izin verme. Bırakma. Kiralama. Bozma. İzin verme.
Blood agar : Hemoliz reaksiyonun belirlenmesi için kullanılan, içerisine % 5-7 kan eklenerek hazırlanan besi yeri. Kanlı agar.
Blood air barrier : İçten dışa doğru; alveol epiteli sitoplazması, epitelin bazal zarı, kılcal damarın bazal zarı, kılcal damar endoteli ve alyuvar zarından oluşan akciğer alveolleriyle alveol kan damarları arasındaki geçiş engeli. Kan-hava engeli.
Blood albumin : Kan albumini. Kandaki proteinlerden birisi.
Blood analysis : Kan tahlili.
İngilizce Blood letting Türkçe anlamı, Blood letting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blood letting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Depletions : Sabit kıymetleri azaltma. Bitirme. Tüketme. Tükenme. Azaltma. Boşalma. Eksilme. Yok olma. Boşaltma.
Cupping : Seramik çamuru dökme. Şişe çekme. Bardak çekme. Bardaklama. İç kan toplanmasına çare bulmak amacıyla kanı yüzeye çekmek için kullanılan şişe çekme uygulaması (geleneksel çin tıbbı terapisi).
Phlebotomies : Flebotomi. Damar ameliyatı.
Depletion : Azaltma. Tükenme. Boşaltma. Sabit kıymetleri azaltma. Fakirleşme. Tüketme. Boşalma. Madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Zenginleştirme işlemi sürecinde, işlem dışında kalan elementlerin izotop sayısındaki azalma.
Carnages : Kıyım. Kırım. Katliam.
Bloodlettings : Personel azaltımı. Kan çıkarma. Personel sayısını düşürme. (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme. Şiddetli tartışma. Katliam. Kan alma (hastadan). Kan çekme.
Cuppings : Bardaklama. Bardak çekme. Seramik çamuru dökme. Şişe çekme.
Venipuncture : Kan almak amacıyla damara iğne sokulması. Damarın cerrahi delinmesi. Damar delme (tıp veya medikal terimi). Venipunktür. Venipunktur. Damar kesme.
Knifings : Bıçak dövüşü. Bıçaklı dövüş. Siyasal ihanet.
Destructions : Harap etme. Mahvetme. Bela. Tahrip. Yıkım. Afet. Tahribat. Yıkma. İzmihlal.
Blood letting synonyms : bloodshedding, carnage, bloodletting, kill, unlawful killing, taking blood, killings, stabbings, bloodsucking, phlebotomy, scuppering, venisection, bloodshed, venesection, killing, slaying, murder, knifing, kills, destruction, stabbing.

Bu kısımda Blood letting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blood letting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blood letting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blood letting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.