Bloodstream türkçesi Bloodstream nedir
- Kan dolaşımı.
- Kan akışı.
Bloodstream ile ilgili cümleler
English: The infection has reached the bloodstream.
Turkish: Enfeksiyon kan dolaşımına ulaştı.
Bloodstream ingilizcede ne demek, Bloodstream nerede nasıl kullanılır?
Bloodstreams : Kan akışı. Kan dolaşımı.
Bloodstain : Kan lekesi. Kanın sebep olduğu leke.
Bloodstained : Kan lekesi taşıyan. Kanın sebep olduğu leke taşıyan. Cinayetten suçlu. Kana bulanmış. Cinayet suçlusu. Kanla işaretli. Kanlı. Kan lekeli.
Bloodstains : Kan lekesi. Kanın sebep olduğu leke.
Bloodstock : Zürriyet. Nesep. Safkan at. Safkan atlar.
Bloodstones : Kantaşı. Kediotu. Güneş çiçeği. Kan taşı. Günebakan. Jasp. Parlatma tozu.
Bloodstone : Günebakan. Kediotu. Jasp. Güneş çiçeği. Parlatma tozu. Kan taşı. Kantaşı.
İngilizce Bloodstream Türkçe anlamı, Bloodstream eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bloodstream ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Circulations : Devretme. Devir. Akıntı. Yayma. Tedavül (para için). Devridaim. Cereyan. Sirkülasyon. Piyasadaki para miktarı. Tiraj.
Circulatory system : Dolaşım jüyesi. Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan yürek ve kan damarları topluluğu. sirkülasyon sistemi. Kan dolaşım sistemi. Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan kalp ve kan damarları topluluğu, sirkulasyon sistemi. Açık dolaşım sistemi. Sirkülasyon sistemi. Dolaşım sistemi.
Blood stream : Can damarı. Kan akımı.
Cardiovascular system : Kalp-damar sistemi. Kanın pompalanıp tüm vücutta dolaşımını sağlayan, kalp ve kan damarların oluşturduğu yapı. Açık dolaşım sistemi. Kalp ve dolaşım sistemi. Kardiyovasküler sistem. Kardiyo vasküler sistem.
Blood : Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Kan bağı. Kan. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku. kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı. Dem. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Huy. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asalet. Mizaç.
Blood circulation : Bütün organizma yapılarının kana olan gereksinimlerinin karşılanması için, kanın kalp ve damar sistemi içinde yaşam boyunca devamlı dolaşması, dolaşım, sirkülasyon. Kanın damarlar arterlerde hareket etmesi.
Circulation : Bir sıvının, kanın ya da sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal ya da bir yönde sürekli hareketi. sirkülasyon. Sirkülasyon. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Döngüsel yer ya da konum değiştirme devinimi. Dolaşım (kan veya hava için). Cereyan. Dolanım. Tedavül (para için). Tedavül. Ödünç verme.
Bloodstream synonyms : blood flow, bloodstreams.

Bu kısımda Bloodstream kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bloodstream ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bloodstream anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bloodstream ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.