Bloodstain türkçesi Bloodstain nedir

Bloodstain ingilizcede ne demek, Bloodstain nerede nasıl kullanılır?

Bloodstained : Kan lekeli. Cinayetten suçlu. Kan lekesi taşıyan. Kana bulanmış. Kanın sebep olduğu leke taşıyan. Kanlı. Kanla işaretli. Cinayet suçlusu.

Bloodstains : Kanın sebep olduğu leke. Kan lekesi.

Bloodstock : Zürriyet. Nesep. Safkan atlar. Safkan at.

Bloodstone : Jasp. Kediotu. Kan taşı. Güneş çiçeği. Günebakan. Parlatma tozu. Kantaşı.

Bloodstones : Jasp. Kediotu. Kantaşı. Güneş çiçeği. Parlatma tozu. Günebakan. Kan taşı.

Bloodstream : Kan akışı. Kan dolaşımı.

Bloodstreams : Kan dolaşımı. Kan akışı.

Bloodshedding : Cinayet. Kan dökme. Katliam. Kıyım.

Bloodsucker : Parazit. Asalak. Kan emici. Sülük.

Bloodshot : Kanlı. Gözü kanlanmış. Kızarmış. Göz vb kanlı. Kanlı (göz). Göz vb kanlamış. Kanlanmış (göz). Kan çanağı gibi (göz). Kanlamış (göz). Kan çanağına dönmüş (göz).

İngilizce Bloodstain Türkçe anlamı, Bloodstain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bloodstain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discoloration : Diskolorasyon. Normal rengini kaybetme, renk değişikliği. Rengini bozma. Renk atma. Renk solması. Soldurma. Rengini değiştirme. Rengi değişme. Leke. Solma.

 

Blood smear : Akyuvar formülü için hazırlan bir kan preparat, froti. lam ve lamel iyice temizlenerek üzerine kan yayılacak olan lam, sol elin baş ve işaret parmakları arasında tutularak üst yüzü aşağı gelecek biçimde el bilekten döndürülür, ufak bir damla kan lamın 1 cm uzaklıkta ve orta noktasına alınır, sağ elin baş ve işaret parmakları arasında tutulan lamel, üzerine kan yayılacak lamla 45° lik açı yapacak biçimde kan damlasının biraz önüne konarak hafifçe geriye çekilir ve damlaya değdirilir, sonra lamel ileri doğru sürülerek kanın homojen ve ince olarak yayılması sağlanır. Yayma kan. Kan yayması. Kan frotisi.

Blood spot : Yumurta sarısında görülen, a vitamini yetersizliği, k vitamini fazlalığı veya yüksek düzeyde yonca unu kullanımı gibi nedenlerle ortaya çıkan, yumurta içindeki küçük, bazen yaygın kan parçacıkları, kan beneği. Kan beneği.

Stain : Leke etmek. Vernik. Leke yapmak. Renklendirmek. Leke olmak. Leke. Boyanmak. Lekelenmek. Boya. Kirletmek.

Discolouration : Soldurma. Renk atma. Renk alma. Leke. Rengini bozma. Rengi değişme. Renk solması. Solma. Rengini değiştirme. Solma (renk).

Bloodstain synonyms : bloodstains.