Kan lekesi nedir, Kan lekesi ne demek
Kan lekesi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Yumurta sarısında görülen, A vitamini yetersizliği, K vitamini fazlalığı veya yüksek düzeyde yonca unu kullanımı gibi nedenlerle ortaya çıkan, yumurta içindeki küçük, bazen yaygın kan parçacıkları, kan beneği.
Kan lekesi anlamı, kısaca tanımı
Kan : Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.
Leke : Kirliliği gösteren iz. Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm. Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.
Yumurta sarısı : Yumurtanın ortasında bulunan sarı bölüm. Bu bölümün rengi. Bu renkte olan.
K vitamini : Protrombin oluşumunda görev alan, yeşil yapraklarda ve bazı balıklarda bulunan, işkembe bakterileri tarafından sentezlenen, plazmada çözünmüş olarak bulunan protrombinin, faktör II, faktör VII, faktör IX ve faktör Xun karaciğerde oluşabilmesi için gerekli olan eksikliğinde kanın pıhtılaşma süresinin uzaması, bağırsak kanamaları görülen K1 (alfa fillokinon) ve K2 (beta fillokinon, fornokinon) K3 (menadion) gibi tipleri olan kanın pıhtılaşması için gerekli, sarı kristal toz durumunda yağda eriyen bir vitamin, koagülan faktör, antihemorajik vitamin, antihemorajik faktör.
A vitamini : Karotenlerden elde edilen ve yağda çözünen, bazı balıkların karaciğerinde, sütte ve yumurtada bulunan, gözde çubuk ve koni hücrelerinin ışığa duyarlı pigmentinin öncüsü olan bir vitamin. Yağda çözünen, ısıya dayanıklı, ağır metaller ve ultraviyole ışınları etkisiyle oksitlenip bozulabilen, epitel koruyucu, memelilerde ve deniz balıklarında vitamin A1, tatlı su balıklarında vitamin A2 formunda olan, organik, etkin ve esansiyel besin maddesi, retinol. Kediler dışındaki hayvanlarda beta karotenden sentezlenebilen, yalnız hayvansal dokularda bulunan ve palmitat esteri biçiminde karaciğerde depo edilen, görme işlevinin gerçekleşmesinde, epitel dokunun normal gelişmesi, farklılaşması ve mukus salgılamasında, kemik gelişmesinde, büyüme, üreme ve bağışıklık cevaplarının düzenlenmesinde görev alan yağda çözünen vitaminlerden biri, retinol, antikseroftalmik vitamin, antienfeksiyöz vitamin.
Kan beneği : Kan lekesi.
Yonca unu : Yoncanın erken dönemde körpe durumda biçilmesi ve yapay olarak kurutulup öğütülmesiyle elde edilen, protein, vitamin ve mineral bakımından zengin, kanatlı rasyonlarına % 5 kullanılabilen yem.
Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.
Yetersiz : Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).
Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.
Parçacı : Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.
Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
Vitamin : Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.
İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.
Yeter : İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
Diğer dillerde Kan lekesi anlamı nedir?
İngilizce'de Kan lekesi ne demek ? : blood spot


Bu kısımda Kan lekesi nedir? Kan lekesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kan lekesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kan lekesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.