K vitamini nedir, K vitamini ne demek

K vitamini; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Protrombin oluşumunda görev alan, yeşil yapraklarda ve bazı balıklarda bulunan, işkembe bakterileri tarafından sentezlenen, plazmada çözünmüş olarak bulunan protrombinin, faktör II, faktör VII, faktör IX ve faktör X’un karaciğerde oluşabilmesi için gerekli olan eksikliğinde kanın pıhtılaşma süresinin uzaması, bağırsak kanamaları görülen K1 (alfa fillokinon) ve K2 (beta fillokinon, fornokinon) K3 (menadion) gibi tipleri olan kanın pıhtılaşması için gerekli, sarı kristal toz durumunda yağda eriyen bir vitamin, koagülan faktör, antihemorajik vitamin, antihemorajik faktör.

K vitamini hakkında bilgiler

K Vitamini lipofilik ve hidrofobik bir vitaminler grubuna verilen addır. K vitamini 1920'lerin sonlarında Danimarkalı bilim insanı Henrik Dam'ın kolesterol hakkındaki çeşitli araştırmaları sonucu keşfedilmiş, kan pıhtılaşması ile ilişkili olduğu saptandığı için de önceleri koagülasyon vitamini (yani pıhtılaşma vitamini) olarak adlandırılmıştır. K harfini almasının sebebi vitamine dair ilk keşiflerin Almanca bir jurnalde yayımlanması ve bu yazınlarda vitaminin Koagulationsvitamin şeklinde yer almasından gelir. K vitaminlerine bazı proteinlerin posttranslasyonal değişimi, özellikle de koagülasyon yani kan pıhtılaşması, için gereksinim duyulur. Kimyasal olarak bunlar 2-metil-1,4-naftokinon türevleridirler ve genel kanıya göre etkinliklerinin temel sebebi kimyasal yapılarındaki naftokinon halkasıdır. Buradan hareketle genel olarak tüm K vitaminlerinin etki mekanizmaları benzerdir. Yine de bağısaktaki emilimi, taşınması ve doku dağılımı ile ilişkili olarak önemli farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Isıya oldukça dayanıklı olan K vitaminleri, bahsi geçen kimyasal özellikleri hasebiyle suda çözünmezler. İnsan vücudu K vitaminini depolayabildiği için günlük K vitamini katkısına ihtiyaç duymaz. K2 vitamini (menakinon) normalde bağırsaklardaki bakteriler tarafından üretilirler ve yetersizliği, bağırsaklar ağır bir şekilde zarar görmemişse, oldukça nadirdir.

 

K vitamini anlamı, tanımı

Vita : Hayat, yaşam

Vitamin : Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad.

K vitamini eksikliği : Bağırsaklara safra akışının bozulması sonucu emilimlerinin azalması veya antibiyotik, sülfonamit ve koksidiyostatik bazı ilaçların uzun süre kullanılması nedeniyle bağırsaklarda sentezin aksaması veya kümarin glikozidi içeren küflenmiş yonca zehirlenmelerinde sekunder olarak oluşan, pıhtılaşma bozukluklarına neden olan yetersizlik. Evcil hayvanlarda ön mideler ve bağırsak kanalında bulunan bakteriler tarafından K vitamini sentezlenmesi nedeniyle pratikte eksikliği görülmez.

 

Antihemorajik vitamin : K vitamini.

Antihemorajik faktör : K vitamini.

Kimyasal özellikler : Bir özdeğin yapısı ve tepkimelerdeki davranışlarıyla ilgili özellikler.

Kan pıhtılaşması : Kan pıhtısının oluşumunu sağlayan karmaşık iki grup biyokimyasal reaksiyon. İlk grup inaktif protrombinin aktif enzim olan trombine çevrilmesi, ikinci grup trombinin katalizlediği fibrinojenin fibrine dönüşmesi reaksiyonları. Kanın pelte gibi katılaşıp pıhtı hâline gelmesini sağlayan bir seri olaylar dizisi, trombokinezis. Bu olaylar bir diğerini katalize eden üç aşamadan oluşur. ekstrinsik veya intrinsik yolla, birçok pıhtılaşma faktörün de etkisiyle protrombin atktivatörü oluşması. Protrombinin etkin enzim olan trombine dönüşmesi. Fibrinojenin fibrine dönüşmesi.

Koagülan faktör : K vitamini.

K vitaminleri : Kanın pıhtılaşmasında gerekli bir grup vitamin. Protrombin oluşmasında görev alan, yeşil yapraklarda ve bazı balıklarda bulunan, bağırsakta bakteriler tarafından sentezlenen, K1 (alfa filokinon), K2 (beta filokinon, farnokinon), K3 (menadiyon) gibi tipleri olan vitamin. Kanın pıhtılaşmasında gerekli olan, protrombin oluşmasında görev alan, yeşil yapraklarda ve bazı balıklarda bulunan, bağırsaklarda bakteriler tarafından sentezlenen, K1 (alfa filokinon), K2 (beta filokinon, farnokinon), K3 (menadiyon) gibi tipleri bulunan vitamin.

Antihemorajik : Kanama dindirici.

Bilim insanı : Bilim adamı.

Danimarkalı : Danimarka halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Koagülasyon : Pıhtılaşma.

Fillokinon : Bitkilerde bulunan K1 vitamini.

Faktör vıı : [Bakınız: prokonvertin]. K vitamini varlığında karaciğerde üretilen, doku faktörü tarafından protrombin aktivatörünün biçimlenmesinde gerekli olan pıhtılaşma faktörü. prokonvertin, konvertin, otoprotrombin I, serum protrombin konversiyon akseleratör, stabil faktör. Pıhtılaşma sırasında ortadan kaldırılamaması nedeniyle serumda da bulunur.

Oluşabilme : Oluşabilmek işi.

Kolesterol : Kanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol, kolesterin.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Yer alması : Yer elması, yumrusu patatese benzer bitki.

Hidrofobik : Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen. Kuduz hastalığıyla ilgili olan. Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen, suya ilgisi zayıf olan veya suda güçlükle eriyebilen.

Diğer dillerde K vitamini anlamı nedir?

İngilizce'de K vitamini ne demek ? : vitamin k