Prokonvertin nedir, Prokonvertin ne demek

Prokonvertin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Kan pıhtısının oluşumu sırasında faktör X ile aktifleşerek aktif bir proteaz olan konvertine dönüşecek olan öncü madde. Faktör VII.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Faktör VII.

Prokonvertin anlamı, tanımı

Kan pıhtısı : Polimerize olmuş ve çözünmeyen fibrin ağı ile bunlara yapışmış hücrelerden oluşan, katılaşmış ve çoğunlukla kanamanın olduğu bölgelerde görülen yapı. Yapısında kan hücreleri ve kan pulcukları içeren fibrin yumağından oluşan, çoğunlukla kanamanın olduğu bölgelerde görülen katı madde

Faktör vıı : [Bakınız: prokonvertin]. K vitamini varlığında karaciğerde üretilen, doku faktörü tarafından protrombin aktivatörünün biçimlenmesinde gerekli olan pıhtılaşma faktörü. prokonvertin, konvertin, otoprotrombin I, serum protrombin konversiyon akseleratör, stabil faktör. Pıhtılaşma sırasında ortadan kaldırılamaması nedeniyle serumda da bulunur.

Faktör vı : Kan pıhtılaşması sırasında görev yaptığı ileri sürülen faktör Va (akselerin) için kullanılmış olan ve artık kabul görmeyen bir faktör.

Konvertin : Faktör VII.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Faktör x : Protrombini trombine çeviren bir kan pıhtılaşma faktörü. Karaciğerde K vitamini varlığında yapılan, glikoprotein yapıda pıhtılaşma faktörü. otoprotrombin C, otoprotrombin III, protrombokinaz, Stuart-Prower faktörü. Serumda da bulunur. Doğuştan noksanlığı kanama hastalığı oluşturur.

 

Faktör v : [Bakınız: proakselerin]. Protrombinin trombine çevrilmesi için gerekli olan pıhtılaşma faktörü, labil faktör, akseleratör globulin, proakselerin. Karaciğerde yapılır, pıhtılaşma sırasında kullanıldığından serumda bulunmaz.

Proteaz : [Bakınız: proteinaz]. Proteinlerin peptit bağlarını kopararak yıkılmasından sorumlu olan enzimler, peptidaz, proteinaz, proteolitik enzim. Proteinleri peptonlara ve amino asitlerine çeviren enzimler; pepsin, tripsin, peptidazlar gibi.

Dönüşe : Gelin ve damadın anne ve babası, dünür.

Faktör : Etmen. Etken.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Pıhtı : Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı.

Aktif : Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Dönü : Koşu yolunda, her bir dönüşe verilen ad. Genellikle 400 m. olur. Birinci gelecek güreşçiyi seçmek için, karşılaşmalarda, aynı kilodaki güreşçiler arasında, yenilenlerin elenmesini sağlamak üzere yapılan güreş dizisi. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. [Bakınız: spin]. Birçok keseklerden meydana gelen bir koşuğun her keseğine denir. Yarışlıkta yapılan yarışlarda, her bir dönüşe verilen ad. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tövbe.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Öncü : Önden gelen, önde olan, artçı karşıtı. Önde gidip haber ulaştıran kimse. Önder, kılavuz. Yürüyüşte kolun ilerisinden giden kıta, pişdar, artçı karşıtı. Bir sanat ve düşünce akımını, çağına göre yeni bir görüşü başlatan kimse veya eser, müjdeci, avangart.

Diğer dillerde Prokonvertin anlamı nedir?

İngilizce'de Prokonvertin ne demek ? : proconvertin, factor vii