Circulations türkçesi Circulations nedir
- Dolaşma.
- Yayma.
- Tedavül (para için).
- Dolanım.
- Tedavül.
- Piyasadaki para miktarı.
- Dolaşım.
- Akıntı.
- Sirkülasyon.
- Tiraj.
- Deveran.
- Devir.
- Kan dolaşımı.
- Dolaşım (kan veya hava için).
- Sürüm.
- Devridaim.
- Devretme.
- Cereyan.
- Dağıtım.
Circulations ingilizcede ne demek, Circulations nerede nasıl kullanılır?
Recirculations : Devir daim. Devridaim. Resirkülasyon. Yeniden sirküle etme. Yeniden dolaşım. Çevirme. Devirdaim.
Circulation anoxia : Dolaşım anoksisi. Kan sirkülasyonundaki durgunluğa bağlı olarak meydana gelen anoksi, durgunluk anoksisi, stagnant anoksi, sirkülatör anoksi.
Circulation capital : Döner sermaye. Mütedavil sermaye.
Circulation manager : Sirkülasyonu veya dağıtımı yöneten kimse.
Circulation of a vector : Bir yöngünün dolaşımı.
Circulation system : Besin maddeleri ve oksijeni dokulara taşıyan, artık maddeleri dokulardan uzaklaştıran, vücut sıcaklığının düzenlenmesinde görev alan ve hücresel işlevlerin düzenlenmesi için hormon ve diğer ajanları organizmaya dağıtan, kalp ve damarlardan oluşan bir taşıma sistemi. büyük ve küçük dolaşım olmak üzere ikiye ayrılır. Dolaşım sistemi. Sirkülasyon sistemi.
Circulation system lubrication : Dolaşımlı yağlama. Devridaimli yağlama.
Circulation of elites : Elit dolaşımı.
Circulation of money : Para dolaşımı. Bir birim paranın belirli bir dönemde mal ve hizmet satınalımlarında iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Para tedavülü. Alışveriişi ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir birim paranın belirli bir dönemde mal ve hizmet satın alımlarında iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Paranın dolaşımı.
Circulation water : Dolaşım suyu.
İngilizce Circulations Türkçe anlamı, Circulations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Circulations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dispersion : Yayılma. Dağılış. Toz bir özdeğin, sıvı içinde çözünmeksizin, asıltıdan daha kalın, iri ölçekli dağılmış biçimi. Saçılım. Özdeğin çok küçük parçacıklara bölünmesi. bir sıvıdan geçen ışığın sıvı içinde asılı parçacıkların iriliklerine göre saçılması. güneş ışığının bir biçmeden geçtikten sonra kırılma nedeniyle ayrı renkli ışınlara ayrılması. sürekli çift ucaylık göstermeyen moleküller arasında gözlenen bir tür kuvvet. [es. t. peptizasyon] [alm. peptisierung] [fr., ing. peptisation] : genellikle bir pelteden, bir özdeğin asıltıl çözeltisinin oluşturulması. Özdeğin, bir sıvı içinde çözünmeksizin asıltıdan daha kalın biçimde dağılması olayı. Bir sıklık dağılımında gözlemlerin ortalamaya göre uzaklığını ölçen sayımsal ölçüm. Dağıtılma. Ak ışığın bir mercekten ya da bir üçgen biçikten geçerken, kırılım imleçleri değişik olan renklerin değişik açılarda kırılarak birbirlerinden ayrılmaları.
Excursiveness : Düzensizlik. Belirli bir rotası olmama durumu. Avare veya başıboş dolaşma durumu. Konudan sapan. Kararsız olma. Gelişigüzellik. Belirli bir çizgi takip etmeme. Kuralsızlık.
Assignments : Kararlaştırma. Havale senedi. İş. Belirleme. Atama. Görev. Feragat senedi. Sınavlar. Tahsis.
Afflux : Kabarma. Akış. Akın. Kan hücumu. Kan toplanması.
Divarication : Dallanma. Bölünme. Anlamda belirsizlik. Divarikasyon. Fikirde farklılığa katılmama. Yayılma.
Editions : Baskı. Edisyon. Tabı. Bası. Yayım. Yayın. Basım. Baskı (dergi, kitap vb).
Edition : Bası. Basım. Yayım. Tabı. Baskı. Yayımlama. Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler. Edisyon. Yayın.
Defluxion : Defüksiyon. İltihap. Artmış sıvı akımı (nezle sırasında sümük gibi). Akıntı (burun).
Release : Muafiyet. Davadan vazgeçme. Bir filmin oynatılmak üzere piyasaya çıkarılması. Yayım. Yürürlükteki bir görevin kullanmak üzere tuttuğu bir çevre biriminin ya da bir bellek alanının, izlencedeki bir komut, işletmen'in karışması ya da işletim dizgesince uygulanan herhangi bir komut nedeniyle görevle ilişkisini kesmek, bunları herhangi bir başka görev için kullanıma açık duruma getirmek. Muaf tutma. Vazgeçme. Sürüm işlemi. Yayın izni.
Whirligig : Atlı karınca. Fırıldak gibi dönmek. Fırıldak. Dönme. Atlıkarınca. Geçme (olaylar). Topaç.
Circulations synonyms : public exposure, vitelline circulation, organic phenomenon, currents, drafts, circulation, blood flow, movement, circularizations, blood stream, revolutions, dispensations, divulging, demise, the course of events, itinerancy, draught, sale, bloodstream, fluxions, gyration, attornment, disseminations, circuits, traffic, circulating, perambulation, cession, delivery, circularization, diffusions, deployments, chute.
Circulations zıt anlamlı kelimeler, Circulations kelime anlamı
Circulations antonyms : noncurrent.

Bu kısımda Circulations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Circulations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Circulations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Circulations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.