Dispersion türkçesi Dispersion nedir

  • Dağıtma.
  • Dağıtım.
  • Dağınıklık.
  • Ayrılım.
  • Saçılım.
  • Dağılma.
  • Bir sıklık dağılımında gözlemlerin ortalamaya göre uzaklığını ölçen sayımsal ölçüm.
  • Dağılım.
  • Fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Dağıtılma.
  • Çeşitli dalga uzunluklarından oluşan ışığın, saydam bir yüzeyden geçerek izgeye dönüşmesi.
  • Yahudilerin sürgün sonrası dağılmaları.
  • Işık yayılması.
  • Dağınım.
  • Ak ışığın bir mercekten ya da bir üçgen biçikten geçerken, kırılım imleçleri değişik olan renklerin değişik açılarda kırılarak birbirlerinden ayrılmaları.
  • Işık ışınlarının her yönde yol alarak gitmesi.
  • Ayrılma.
  • Özdeğin, bir sıvı içinde çözünmeksizin asıltıdan daha kalın biçimde dağılması olayı.
  • Serpinti.
  • Dağılış.
  • Karmaşık bir ışınımın tek renkli bileşenlerine ayrılması. bu olayı doğuran bir dizge ya da ortamın özelliği. bu özelliğin sayısal değeri.
  • Özdeğin çok küçük parçacıklara bölünmesi. bir sıvıdan geçen ışığın sıvı içinde asılı parçacıkların iriliklerine göre saçılması. güneş ışığının bir biçmeden geçtikten sonra kırılma nedeniyle ayrı renkli ışınlara ayrılması. sürekli çift ucaylık göstermeyen moleküller arasında gözlenen bir tür kuvvet. [es. t. peptizasyon] [alm. peptisierung] [fr., ing. peptisation] : genellikle bir pelteden, bir özdeğin asıltıl çözeltisinin oluşturulması.
  • Toz bir özdeğin, sıvı içinde çözünmeksizin, asıltıdan daha kalın, iri ölçekli dağılmış biçimi.
  • Serpinme.
  • Yayılma.
 

Dispersion ingilizcede ne demek, Dispersion nerede nasıl kullanılır?

Dispersion curve : Ayırganlık eğrisi.

Dispersion force : İki özdeciğin karşılıklı eksicik kaçınımlarından oluşan, çekim gerilimi art uzaklığın altıncı üssüyle ters orantılı olarak değişen fiziksel kuvvet. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Serpinme kuvveti. Dispersiyon kuvveti. Dağılım gücü veya kuvveti.

Dispersion hardening : Dağınım sertleşmesi. Ayrık sertleştirme. Dispersiyon sertleşmesi. Dağılma sertleşmesi. Dağılım sertliği.

Dispersion matrix : Yayılım matrisi.

Dispersion measure : Saçılma ölçüsü.

Dispersion measures : Dağılım ölçümleri. Verilerin merkeze ilişkin dağılımları hakkında bilgi edinilen, dağılım genişliği, varyans, standart sapma, standart hata, değişim kat sayısı, persentiller ve kartiller gibi ölçümler.

Dispersion medium : Bir özdeğin asıltı büyüklüğünde dağıldığı sürekli ortam. Dağılım ortamı. Dağıtıcı faz. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının süspansiyon biçiminde dağılmasını sağlayan ortam. Dağıtma azı. Dağılma ortamı. Dağınım ortamı. Dağıtım aracı. Serpinme ortamı.

Absolute dispersion : Bir dağılımın gözlemleri dile getiren ölçü birimi ya da saltık değerlere göre gösterdiği yayılım. Saltık yayılma. Mutlak saçılma.

Anomalous dispersion : Anormal dispersiyon. Ayrıksı dağılım. Olağandışı dağılma.

Anomaleous dispersion : Olağandışı ayrılım. Soğurum kuşaklarının sınırları boyunca kırılma imlecinin dalga boyuna göre değişiminin olağan gidişe ters düşmesi. anlamdaş ayrılganlık.

 

İngilizce Dispersion Türkçe anlamı, Dispersion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dispersion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demerger : Bir şirketin daha büyük bir grup veya şirketten ayrılması. İşletmenin bir bölümünü ayırarak elden çıkarma. (britanya ingilizcesi) iki veya daha fazla şirket arasındaki birleşmenin feshedilmesi. Şirket bölünmesi. Şirket ayrılması.

Deconcentration : Yetki genişliği. Yetkilerin dağıtılması. Özeksel yönetimin kimi yetkilerinin, onun adına, taşradaki birtakım örgütlerce ya da bölge temsilcilikleri eliyle kullanılmasına olanak veren yönetim ilkesi.

Decampment : Sıvışma. Kampı dağıtma. Firar etme.

Disarranges : Karıştırmak. Bozmak. Dağıtmak. Düzenini bozmak. Düzeni bozmak.

Abstractions : Alma. Tecrit. Çıkarma. Ayırma. Aşırma. Dalgınlık. Çalma. Düşünceye dalmış olma. Soyut terim.

Spattered : Pıtırtı. Serpmek. Damla sıçratılmasıyla lekelenmiş. Sıçramak. Üzerine sıçratılmış. Çamur atmak. Damlatmak. Kirletmek. Sıçratmak.

Diffusions : Difüzyon. Yayınım. Diffüzyon. Nüfuz. Yayma. Yayın. Difüzyonizm. Yayınma.

Creepage : Kaçak yolu. Akım kaybı. Akış. Sızıntı. Kayma.

Scatterings : Serpme. Serpiştirme. Saçma. Yayma. Savurma. Saçılma.

Cock up : Eline yüzüne bulaştırmak. İçine sıçmak. Çorba etmek. Kulaklarını dikmek. Karmakarışık etmek. Kaldırmak. İçine etmek. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Berbat etmek.

Dispersion synonyms : crop dusting, cleavage, dismantling, drizzle, disincorporation, breaking down, dispelling, dispensations, disarranging, crackups, admeasurement, brack, dispersal, disarrange, diaspora, fallout, drizzled, circulation, quantile, disorganization, disarray, disarrangements, checkout, spread, spatters, delivery, circularizations, deployment, creep, desintegration, diffusing, allocation, diffusiveness.

Dispersion zıt anlamlı kelimeler, Dispersion kelime anlamı

Concentration : Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı. Toplanma. Yoğunlaşma. İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci. Yığışım. Toplaşım. Teksif. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. Derişiklik. Yığma.

Dispersion ingilizce tanımı, definition of Dispersion

Dispersion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of scattering or dispersing, or the state of being scattered or separated. A great dispersion of the human family took place at the building of Babel. As, the Jews in their dispersion retained their rites and ceremonies.