Bookstore türkçesi Bookstore nedir
- Kitabevi.
- Kitap satılan yer.
- Kitapçı dükkanı (amerikan ingilizcesi).
- Kitap evi.
- Kitapçı.
- Kitapçı dükkanı.
- Kitapevi.
Bookstore ile ilgili cümleler
English: I bought this book at the bookstore in front of the station.
Turkish: Bu kitabı istasyonun önündeki kitapçıdan aldım.
English: I dropped by the bookstore and bought an interesting book.
Turkish: Kütüphaneye geçtim ve kendime ilginç bir kitap aldım.
English: Every day I waited for her at the bookstore after school.
Turkish: Hergün okuldan sonra onu kitapçıda bekledim.
English: I found the book at that bookstore by chance.
Turkish: Kitabı tesadüfen o kitapçıda buldum.
English: He has a bookstore in the center of the city.
Turkish: Şehir merkezinde onun bir kitapçı dükkânı var.
Bookstore ingilizcede ne demek, Bookstore nerede nasıl kullanılır?
Where is the nearest bookstore : En yakın kitap evi nerede.
Bookstores : Kitapçı dükkanı (amerikan ingilizcesi). Kitapçı dükkanı. Kitapçı. Kitap evi. Kitapevi. Kitabevi.
Bookstack : Tavana kadar kitaplık.
Bookstall : Kitap sergisi. Gazete bayii. Kitap satan büfe. Gazeteci. Gazete rafı. Dergi satan büfe. Gazete kulübesi.
Bookstalls : Gazete kulübesi. Kitap satan büfe. Gazete bayii. Dergi satan büfe. Gazeteci. Kitap sergisi. Gazete rafı.
Access to books : Kitaba ulaşım. Okuyucunun kitaplık gereçlerinden yararlanması olanağı.
Bookstand : Ufak kitabevi. Kitap standı. Açık kitap için altlık. Kitap rafı. Kitap altlığı.
Balance the books : Hesapları dengelemek. Hesapları tutturmak.
Bank books : Banka defterleri. Banka cüzdanları. Tasarruf cüzdanı. Mevduat cüzdanı. Banka cüzdanı. Banka defteri. Bankalar tarafından işlemleri için kullanılan ve yasal kanıt olarak ağırlığı olan defter ve kayıtlar. Hesap cüzdanı.
Accounting books : Muhasebe defterleri. Hesap defterleri. Mali kayıtlar. Mali işlemlerin kaydedildiği kitaplar.
İngilizce Bookstore Türkçe anlamı, Bookstore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bookstore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bookmaker : Bahis defteri tutan. İddia bayii. Müşterek bahisçi. Bahis düzenleyen kimse. Bahisci. Bahisçi. Bahisleri kabul eden bayi. Bahis paralarını toplayan. Bahis acentesi.
Bookman : Bilgin. Alim.
Shop : Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Gammazlamak. Hapse atmak. Atölye. İşyeri. Ele vermek. Yapımevi. Mağaza. Okul.
Library : Çalışma odası. Belgelik. Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. kitaplık sözcüğü de kullanılır. Kütüphane binası. Kütüphane. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak karşılık gözetmeden ve ayrım yapmadan okurların yararına sunan kurum. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kitaplık.
Store : Doldurmak. Dükkan. Saklamak. Depo. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir yazmaçta bulunan veriyi ana bellekte bir yere aktarmak. Depo etmek. Stok. Ardiyeye koymak. Bolluk.
Bookmakers : Bahis defteri tutan. Bahis düzenleyen kimse. Bahisçi. Bahis paralarını toplayan. Bahisci. İddia bayii. Bahisleri kabul eden bayi. Müşterek bahisçi. Bahis acentesi.
Bookstore synonyms : book seller, bookstores, bookseller, bookshop, bookstall, bibliopole, bookmen, bookshops, booksellers.
Bookstore ingilizce tanımı, definition of Bookstore
Bookstore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called in England a bookseller`s shop. A store where books are kept for sale.

Bu kısımda Bookstore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bookstore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bookstore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bookstore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.