Bookstores türkçesi Bookstores nedir

  • Kitapevi.
  • Kitabevi.
  • Kitap evi.
  • Kitapçı dükkanı (amerikan ingilizcesi).
  • Kitapçı dükkanı.
  • Kitapçı.

Bookstores ile ilgili cümleler

English: In front of the university, there are some bookstores.
Turkish: Üniversitenin önünde bazı kitapçılar var.

English: There are few bookstores in this area.
Turkish: Bu alanda çok az kitapçı var.

English: I'm looking forward to touring bookstores in the US.
Turkish: Amerika'daki kitapçılarda gezinmeyi dört gözle bekliyorum.

Bookstores ingilizcede ne demek, Bookstores nerede nasıl kullanılır?

Where is the nearest bookstore : En yakın kitap evi nerede.

Bookstore : Kitapçı. Kitap evi. Kitap satılan yer. Kitapçı dükkanı. Kitabevi. Kitapevi. Kitapçı dükkanı (amerikan ingilizcesi).

Bookstack : Tavana kadar kitaplık.

Bookstall : Gazete bayii. Dergi satan büfe. Gazeteci. Gazete kulübesi. Gazete rafı. Kitap sergisi. Kitap satan büfe.

Bookstalls : Gazete rafı. Gazete bayii. Kitap sergisi. Gazeteci. Gazete kulübesi. Kitap satan büfe. Dergi satan büfe.

Bookstand : Kitap rafı. Kitap altlığı. Ufak kitabevi. Açık kitap için altlık. Kitap standı.

İngilizce Bookstores Türkçe anlamı, Bookstores eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bookstores ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Store : Yüklemek. Depolamak. Biriktirmek. İşletmelerde malların alımı, birikimi, korunması, dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer. Bir yazmaçta bulunan veriyi ana bellekte bir yere aktarmak. Stok. Ambar. Saklamak. Bolluk. Korunak.

Bookstore : Kitap satılan yer.

Library : Belgelik. Kütüphane. Yordamlık. Kitaplık. Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. kitaplık sözcüğü de kullanılır. Kütüphane binası. Kitap satılan yer. Çalışma odası. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak karşılık gözetmeden ve ayrım yapmadan okurların yararına sunan kurum.

Bookman : Alim. Bilgin.

Bookstall : Kitap sergisi. Gazete kulübesi. Kitap satan büfe. Gazete bayii. Dergi satan büfe. Gazete rafı. Gazeteci.

Bookmaker : Bahisleri kabul eden bayi. Bahisçi. Bahisci. Bahis düzenleyen kimse. Bahis acentesi. Bahis paralarını toplayan. Bahis defteri tutan. İddia bayii. Müşterek bahisçi.

Bookshop : Kitap satılan yer.

Bibliopole : Nadir bulunan veya kullanılmış kitaplar satan kimse. Sahaf.

Bookstores synonyms : bookseller, book seller, shop, bookmakers, bookmen, bookshops, booksellers.