Store türkçesi Store nedir

  • Biriktirmek.
  • Ambara koymak.
  • Dükkan.
  • Hafızaya almak.
  • İşletmelerde malların alımı, birikimi, korunması, dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer.
  • Depolamak.
  • Doldurmak.
  • Depo etmek.
  • Koruncak.
  • Yüklemek.
  • Depoya koymak.
  • Saklamak.
  • Kumanya.
  • Ambar.
  • İçermek.
  • Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Depo.
  • Akılda tutmak.
  • Mağaza.
  • Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer.
  • Korunak.
  • Ardiyeye koymak.
  • Bir yazmaçta bulunan veriyi ana bellekte bir yere aktarmak.
  • Bolluk.
  • Stok.
  • Ç.erzak.

Store ile ilgili cümleler

English: Ali asked Mary to go to the store to buy some bread.
Turkish: Ali Mary'den biraz ekmek satın alması için dükkâna gitmesini rica etti.

English: A camel can store a large amount of water in the hump on its back.
Turkish: Bir deve hörgücünde büyük miktarda su depolayabilir.

English: A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.
Turkish: Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.

English: A burglar broke into the convenience store last month, but I heard the police caught him yesterday.
Turkish: Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.

English: Ali and Mary went to the jewelry store together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte kuyumcu dükkanına gittiler.

 

Store ingilizcede ne demek, Store nerede nasıl kullanılır?

Store away : (sonra kullanmak üzere) bir kenara koymak. İleride kullanmak için saklamak. Gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak.

Store cattle : Besi hayvanları. Kesimlik sığırlar.

Store cupboard : Erzak dolabı.

Store glossary entry : Kavram dizini öğesini depola.

Store house : Ticari ve kişisel eşyaların saklanmak, sahibine verilmek veya bir yere nakledilmek üzere bırakıldığı mekan. Ambar. Barhana.

Store of value : Değer saklama aracı. Para, döviz, altın gibi zaman içinde kendi değerini koruyan ve bu nedenle değer biriktirme amacıyla kullanılan nesneler. Tasarruf aracı. Değer biriktirme aracı.

Dime store psychology : Psikoloji konseptiyle ilgili olarak belirsiz bilgiye dayana yorumlar ve açıklamalar. Pop psikolojisi.

Set store by : Değer vermek. Önemsemek. Hesaba katmak. Değerini bilmek. Saygı duymak. Önem vermek.

Store login : Oturumu sakla.

Store windows : Windows depolama.

İngilizce Store Türkçe anlamı, Store eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Store ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tobacco shop : Tütüncü. Tütün fabrikası. Tütün satıcısı. Sigara satıcısı.

Clogged : Tıkanık. Dolmak. Pıhtılaşmak. Tıkalı (yol). Kösteklemek. Tıkanmış. Tıkanmak. Tıkalı. Engellemek. Engel olunmuş.

Betting shop : Ganyan bayii. Bahis şirketi. Bahis bayi. Müşterek bahis yeri.

Drift : Sapma. Bir cismin kayarak gitmesi. Ekonomi, uzay, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Gayesiz yaşamak. Yığmak. Bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak. Kayma devimi. Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Sürüklenmek. Kendini koyvermek.

 

Stored : Kayıtlı. Saklanmış. Bellenmiş.

Emporia : Pazar yeri. Virginia eyaletinde bölge. Virginia eyaletinde şehir. Ticaret merkezi. Kansas eyaletinde şehir. Market.

Salt away : İlerisi için para biriktirmek.

Millinery : Kadın şapkacılığı. Tuhafiye. Kadın şapkaları.

Fastness : Sabitlik derecesi. Sabır. Çabukluk. Sıkılık. Sebat. Uçarılık. Mahfuz yer. Sağlamlık. Dayanıklılık.

Junk shop : Eskici dükkanı. Hurda mağazası. Eski eşya dükkanı.

Store synonyms : haberdashery store, mens store, novelty shop, hive away, liquor store, chemist's, chemist's shop, pizza shop, dress shop, stack away, pizza parlor, building supply store, thriftshop, food shop, loan office, florist shop, ironmonger's shop, pet shop, fix it shop, apothecary's shop, pawnbroker's shop, specialty store, victual, building supply house, hold on, emporiums, amplitudes, embarked, beauty salon, depositary, buries, download, computerise.

Store zıt anlamlı kelimeler, Store kelime anlamı

Lose : Kaybolmak. Heba etmek. Kaybetmek. Kazanamamak. Mağlup olmak. Geri kalmak (saat). Geri kalmak. Mahrum etmek. Azıtmak. Kaçırmak.

Store ingilizce tanımı, definition of Store

Store kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A source from which supplies may be drawn. To accumulate. Accumulated. Hoarded. A great quantity, or a great number. To lay away. Hence, an abundance. That which is accumulated, or massed together. To collect as a reserved supply.