Store house türkçesi Store house nedir

  • Ambar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ticari ve kişisel eşyaların saklanmak, sahibine verilmek veya bir yere nakledilmek üzere bırakıldığı mekan.
  • Barhana.

Store house ingilizcede ne demek, Store house nerede nasıl kullanılır?

Store : İşletmelerde malların alımı, birikimi, korunması, dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer. Biriktirmek. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. Depo. İçermek. Ambara koymak. Hafızaya almak. Bolluk. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Mağaza.

House : Meclis. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Kendi evine almak. Barındırmak. Barınmak. Kamara. Ev sağlamak. Kodak. -de bulunmak. Ev.

Store away : İleride kullanmak için saklamak. (sonra kullanmak üzere) bir kenara koymak. Gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak.

Store cattle : Kesimlik sığırlar. Besi hayvanları.

Store cupboard : Erzak dolabı.

Store glossary entry : Kavram dizini öğesini depola.

İngilizce Store house Türkçe anlamı, Store house eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Store house ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Depot : Küçük istasyon. İkmal deposu. Antrepo. Gar. Tren istasyonu. Emanetçi. Alay komutanlığı. Esir toplama yeri.

Granary : Tahıl ambarı. Silo. Çok tahıl yetişen bölge. Hububat ambarı. Zahire ambarı. Mahzen.

Bin : Çöp kutusu. Tahıl saklamak için kullanılan kap. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu, kenarları ve içi bez kaplı sepet. bakımlık ya da göstericideki bir filmin, alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap. Bidon. Kömürlük. Çöp kovası. Ambarlamak. Kutu.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Eights : 8. Sekiz. Sekizli. Sekiz kişilik takım. Sekiz rakamı (8, vııı).

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Bins : Kutu. Gözlük. Kömürlük. Çöp kutusu. Çöp kovası.

Store house synonyms : barns, depositories, a change in demand, abnormal budget expenditures, depository, a shift in supply, eight, ability to pay principle, aumbry, ambry, a shift in demand, abnormal budget receipts, hutch, ability to pay approach, granaries, a pass through certificate, barn, entrepot, a change in supply, depositary, a group shares, a type mutual funds.