Eights türkçesi Eights nedir

Eights ile ilgili cümleler

English: Ali is afraid of heights.
Turkish: Ali yüksekten korkar.

English: "To tell you the truth, I am scared of heights." "You are a coward!"
Turkish: Gerçeği söylemek gerekirse. Ben yükseklikten korkuyorum," " Sen bir korkaksın!"

English: Ali can lift heavy weights.
Turkish: Ali ağır halterleri kaldırabilir.

English: "To be honest, I'm afraid of heights." "Coward!"
Turkish: "Dürüst olmak gerekirse, yüksekten korkuyorum." "Korkak!"

English: His eights looked like lowercase Gs.
Turkish: Onun sekizleri küçük harf "g" lere benziyordu.

Eights ingilizcede ne demek, Eights nerede nasıl kullanılır?

Eightsome : Sekiz insandan oluşan grup. 8 dansçıdan oluşan bir iskoç dansı. Sekizli.

Bantamweights : Tüy sıklet. Horoz siklet.

Counterweights : Karşıağırlık. Balans ağırlığı. Denge yapması için kullanılan ağırlık. Kontrpua. Dara. Mukabil ağırlık. Karşı ağırlık. Abra. Denge ağırlığı. Denk.

El type sample weights : El türü örneklem ağırlıkları.

Empirical likelihood type sample weights : Görgül olabilirlik türü örneklem ağırlıkları.

Fear of heights : Anormal şekilde yüksek yerlerde olma korkusu. Akrofobi. Yükseklik korkusu.

 

Heavyweights : Ağır siklet. Arkası kuvvetli. Arkası kuvvetli kimse. Ağırsiklet. Ağır sıklet. Nüfuzlu kimse. Nüfuzlu. Ağır. Ağırsıklet. Önemli kimse.

Heights : Yükseklik. Tepe. Zirve. Doruk. Boy. İrtifa.

Freights : Yük treni ile taşımak. Nakliye. Nakletmek. Hamule. Taşıma. Taşıma ücreti. Göndermek. Yüklemek. Navlun. Yük ile yüklemek.

Flyweights : Sineksiklet. Santrifüj ağırlık. Sinekağırlık. Sinek sıklet. Mekanik avans ağırlığı. Sineksıklet.

İngilizce Eights Türkçe anlamı, Eights eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Byte : Bayt (bilgisayar). Çoklu. Bilgisayarın bilgi depolama kapasitesinin ölçülmesinde kullanılan bir birim. Bayt. Sekiz ikil.

Joust : At üzerinde mızrak dövüşü yapmak. Gazetedeki yazıları ile atışmak. Polemiğe girmek. Atlı mızrak dövüşü yapmak. Mızrak dövüşü yapmak. Polemik. Atlı mızrak dövüşü. Mızrak dövüşü.

Engage : Birbirine geçmek. Verginle tutmak. İşe almak. Angaje etmek. Garanti etmek. (bir işle) meşgul olmak. Çalıştırmak. Birbirine geçirmek. Bağlamak. Bağlanmak.

Bin : Çöpe atmak. Kutu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çöp kovası. Ambarlamak. Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu, kenarları ve içi bez kaplı sepet. bakımlık ya da göstericideki bir filmin, alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap. Tımarhane. Sele. Sepet. Bidon.

Settle : Bastırmak. Ömür boyu hak vermek. Çökelmek (sıvının içindeki katı maddeler). Belirlemek. Süzmek. Durulmak. Tünemek. Dibe oturmak. Berraklaşmak. Karar vermek.

 

Octuplicate : Sekiz kopya. Sekiz kat.

Granaries : Zahire ambarı. Silo. Tahıl ambarı. Mahzen. Hububat ambarı.

Struggle : Savaş. Boğuşmak. Uğraş. Çabalamak. Mücadele etmek. Çabalama. Çırpınmak. Savaşım. Çaba. Çalışmak.

Wedding night : Gerdek gecesi. Düğün gecesi. Zifaf gecesi.

Bear down : Kırmak (direnç). Bastırmak. Güç kullanmak. Ezmek. Çaba harcamak. Gayret etmek. Yenmek.

Eights synonyms : chickenfight, period of time, chicken fight, vie, weeknight, 24 hour interval, fight down, time period, twenty four hour period, feud, bins, day, octets, tug, aumbry, depot, fight back, small hours, combat, period, dark, depository, assail, compete, octachord, tourney, tussle, skirmish, battle, fence, bandy, join battle, wrestle.

Eights zıt anlamlı kelimeler, Eights kelime anlamı

Defend : Kanat açmak. Müdafaa etmek. Savunmak. Korumak. Arkasında olmak. Reddetmek. Saklamak. Himaye etmek.

Make peace : Barıştırmak. Barışmak. Barış yapmak.

Day : Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Gün. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Gündüzlü (öğrenci). Zaman. Dönem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gündüz. Devir. Çağ.